Zamanaşımı nedir ? Hukuk ve ceza davalarında zamanaşımı süresi ?

Zamanaşımı çok boyutlu bir kavramdır ve hukukçuları oldukça meşgul etmektedir. Bu nedenle ropörtajın kapsamını aşan yönü olduğundan basit pratik bilgilerle ilerleyeceğiz.

Özellikle ülkemizde yargılama sürelerinin uzun  olması nedeniyle, zamanaşımı kurumu defacto bir affa dönüşmektedir. Bu anlamda ceza hukukundaki uygulamaları gerekçesiyle eleştirilmekte ve toplumun tepkisini çekmektedir.

Hukuk ve ceza davalarında zamanaşımı süreleri farklı farklıdır. Örneğin ceza zamanaşımı derken kesinleşen cezanın kanunda yazılı bir süre içinde infaz edilememesi halinde sanık ceza alsa bile o kişinin cezasını çekmeyeceği yani hapse girmeyeceğini ifade eder.

 

Dava zamanaşımı ise ceza davalarına özgü olup suç tarihinden itibaren yasada yazılı süre içinde sanığın yargılamasının bitirilmesini aksi halde o kişinin ceza tehdidinden kurtulmasını ifade eder. Bu anlamda fiili af niteliğindedir.  Kanunlarda belirlenmiş olan süre geçtikten sonra, kamu davası açılamaz; açılmış olsa dahi dava zamanaşımı gerçekleşmişse artık o davaya devam edilemez.

 

5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanununda dava zamanaşımı süreleri, suçlar arasında cürüm ve kabahat ayrımının kaldırılmış olmasına ve çeşitli ceza yaptırımlarına ilişkin getirilen yeni hükümlere paralel olarak,  bu Kanunun 66. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında şu şekilde düzenlenmiştir;

Dava zamanaşımı

MADDE 66. – (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası;

  1. a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
  2. b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
  3. c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,
  4. d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,
  5. e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,

Geçmesiyle düşer.

(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.”

 

Yalnız ‘ağırlaştırılmış müebbed veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.’

 

“Ceza zamanaşımı

MADDE 68. – (1) Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki sürelerin geçmesiyle infaz edilmez:

  1. a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl.
  2. b) Müebbet hapis cezalarında otuz yıl.
  3. c) Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmidört yıl.
  4. d) Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl.
  5. e) Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl.

(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle ceza infaz edilmez.

(3) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı yurt dışında işlenmiş suçlar dolayısıyla verilmiş ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis veya on yıldan fazla hapis cezalarında zamanaşımı uygulanmaz.

(4) Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmez.

(5) Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır.”

 

 

Hatırlayın Jet Fadıl lakaplı Akgündüz hakkında açılan ‘dolandırıcılık’ davasında hakkında 1235 yıl hapis cezası istenirken dava 7.5 yılda bitirilemediği için yasada yazılı 7.5 yıllık zamanaşımı nedeniyle ortadan kalkmış ve bu ceza davasından kurtulabilmişti. Aynı şekilde Madımak Olaylarında yargılanan kişilerden bir kısmı zamanaşımı ile kurtulmuştur. Yargının bu kararı  toplum vicdanında derin yaralar bırakmıştı.Hülya Avşar’a açılan hakaret davası da aynı şekilde zamanaşımı nedeniyle düşmüştür.

 

Peki Av.Tevrat DURAN, hukuk davalarında zamanaşımı nedir, kaç yıldır. ?

 

Öncelikle belirtelim ki, Mülkiyet haklarında zamanaşımı süresi yoktur. Örneğin elinizde tapunuz var bu hakkı devlete, özel kişilere yani herkese ve her zaman ileri sürebilirsiniz.

 

Alacak davalarında zamanaşımı deyince bir hakkı uzun bir süre talep etmediğiniz takdirde istenebilir olmaktan çıkması demektir. Örneğin kira alacağınızı 5 yıl içinde yasal olarak talep etmezseniz bu hakkınız tehlikeye girecek karşı taraf zamanaşımı definde bulunursa hakkınıza kavuşamayacak, zamanaşımı definde bulunmazsa hakkınıza kavuşabileceksiniz demektir. Bu noktada bir yanlış kullanıma değinmek isterim. Zamanaşımı ve haküşürücü süreler birbiriyle aynı anlamda kullanıldığını görüyoruz. Hakdüşümü, yasada yazılı süre geçince artık o hak sizin için ortadan kalkmış demektir, karşı tarafın ileri sürüp sürmemesinin bir farkı yoktur.

 

Zamanaşımı eski tabirle müruruzaman, bir hakkın varlığını ortadan kaldıran bir olgu değildir. Ancak o hakkın istenebilir olmasına engeldir. Bu bakımdan ancak davalının ileri sürmesi durumunda mahkemece göz önünde tutulabilir. Yani  Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder.

 

Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu <eksik bir borç> haline dönüştürür ve alacağın dava edilebilme özelliğini ortadan kaldırır. Zamanaşımı, bir istek veya dava hakkının yasada belirtilen süre içinde kullanılmaması halinde usul hukukunca öngörülen biçimde ileri sürülmek koşuluyla borçluya borcunu ödememe olanağı veren bir hukuki savunma yoludur.

 

6098 sayılı Yeni Borçlar Kanunu’nun 161. maddesine göre “Zamanaşımı ileri sürülmedikçe, hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz”

Aynı yasanın 146. maddesine göre “- Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.”

 

“MADDE 148- Bu ayırımda belirlenen zamanaşımı süreleri, sözleşmeyle değiştirilemez.”

 

MADDE 151- Süreler hesaplanırken zamanaşımının başladığı gün sayılmaz ve zamanaşımı ancak sürenin son günü de hak kullanılmaksızın geçince gerçekleşmiş olur.

 

Yine işçi işveren arasındaki anlaşmazlıklarda da zamanaşımı süresi 6098 sayılı yasa ve 4857 sayılı, Basın İş Yasasında düzenlenmiştir.

 

Tazminat niteliğinde olmaları nedeni ile kıdem ihbar tazminatları, sendikal tazminat, kötüniyet tazminatı, işe başlatmama tazminatı, 4857 sayılı İş Kanununun; 5 inci maddesindeki eşit işlem borcuna aykırılık nedeni ile tazminat, 26/2 maddesindeki maddi ve manevi tazminat, 28 inci maddedeki belgenin zamanında verilmemesinden kaynaklanan tazminat, 31/son maddesi uyarınca askerlik sonrası işe almama nedeni ile öngörülen tazminat istekleri on yıllık zamanaşımına tabidir.

 

Bu noktada, zamanaşımı başlangıcına esas alınan kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı hakkının doğumu ise, işçi açısından hizmet aktinin feshedildiği tarihtir.

 

4857 sayılı Kanundan daha önce yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasada ücret alacaklarıyla ilgi olarak özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediği halde, 4857 sayılı İş Kanunun 32/8 maddesinde, işçi ücretinin beş yıllık özel bir zamanaşımı süresine tabi olduğu açıkça belirtilmiştir.

 

Vergi hukukunda da tarh/tahakkuk zamanaşımı ve 6183 sayılı AATUHK da düzenlenen ve vergi alacağının tahsil edilebilirliğini etkileyen tahsil zamanaşımıdır. Bu zamanaşımının konusu vergi harçlar vs.dir.

 

Peki Alacak Davası sürerken dava uzarsa dava düşer mi ?

Ülkemizde davaların hayli uzun sürmesi şikayet konusudur, yargılamanın uzaması taraflar için endişe kaynağı olmaktadır. Ceza davaları bakımından davanın uzaması genellikle sanık  lehine şikayetçi aleyhine olabilmektedir.

Alacak davalarında ise yargılamanın uzaması başlıbaşına şikayete konu olmakla birlikte hakkın kaybı anlamında davanın uzaması kısmi açılmayan yani tam dava olarak açılmış davalar için dava konusu alacağın zamanaşımına uğrama tehlikesi yoktur. Kısmi dava olarak açılan davalar için tehlike vardır şöyle ki; 100.000 TL lik alacak olun bunun 10.000 TL lik kısmı davaya konu edilsin zamanaşımı süresi 2 yıl olsun. Dava 3 yıl sürerse ve davacı bu 2 yıllık sürede alacak miktarını 10 binden 100 bin TL’ye yükseltmezse davacının 90 bin TL si zamanaşımına uğrayacağından hak kaybı yaşanacaktır.

 

Mevzuatta zamanaşımı süreleri nasıl düzenlenmiştir.

Zamanaşımı süresi, Türk Ceza Kanunu, CMK, Türk Borçlar Kanunu, Türk Medeni Kanunu,Türk Ticaret Kanunu,İş Kanunu,Vergi Usul Kanunu,İcra İflas Kanunu gibi temel yasalarla diğer özel  yasalarda düzenlenmiştir. Yukarıda Ceza davalarına ait süreleri sizinle paylaşmıştık. Şimdi uygulaması geniş olan günlük hayatta karşılaşabileceğimiz hukuk davalarındaki zamanaşımı sürelerini aktaralım.

6098 sayılı Türk Borçlar Yasasını 146.maddesine göre ‘Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.’ Yani alacak davalarında temel zamanaşımı süresi 10 yıldır.

 

Şu alacaklarda ise Beş yıllık zamanaşımı

uygulanır:

 

  1. Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler.

 

  1. Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri.

 

  1. Küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar.

 

  1. Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar.

 

  1. Vekalet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar.

 

  1. Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar.

 

 

– Bu ayırımda belirlenen zamanaşımı süreleri, sözleşmeyle değiştirilemez.

-Zamanaşımının başlangıcı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hallerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar.

 

Zamanaşımı süresi nasıl hesaplanır ?

 

-Sürelerin hesaplanması şu şekildedir. ‘Süreler hesaplanırken zamanaşımının başladığı gün sayılmaz ve zamanaşımı ancak sürenin son günü de hak kullanılmaksızın geçince gerçekleşmiş olur.

– Asıl alacak zamanaşımına uğrayınca, ona bağlı faiz ve diğer alacaklar da zamanaşımına uğramış olur.

 

– Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur:

 

  1. Velayet süresince, çocukların ana ve babalarından olan alacakları için.

 

  1. Vesayet süresince, vesayet altında bulunanların vasiden veya vesayet işlemleri sebebiyle Devletten olan alacakları için.

 

  1. Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için.

 

  1. Hizmet ilişkisi süresince, ev hizmetlilerinin onları çalıştıranlardan olan alacakları için.

 

  1. Borçlu, alacak üzerinde intifa hakkına sahip olduğu sürece.

 

  1. Alacağı, Türk mahkemelerinde ileri sürme imkanının bulunmadığı sürece.

 

  1. Alacaklı ve borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesinde, birleşmenin ileride geçmişe etkili olarak ortadan kalkması durumunda, bu durumun ortaya çıkmasına kadar geçecek sürece.

 

Zamanaşımını durduran sebeplerin ortadan kalktığı günün bitiminde zamanaşımı işlemeye başlar veya durmadan önce başlamış olan işlemesini sürdürür.

 

 

Şu hallerde zamanaşımı kesilir:

 

  1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse.

 

  1. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa.

– Borcun ikrar edilmesi veya karara bağlanması halinde zamanaşımı için yeni bir süre işlemeye başlar.

 

Mahkeme kararlarında zamanaşımı süresi kaç yıldır ?

 

-Borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise, yeni süre her zaman on yıldır.

 

Zamanaşımından feragat Mümkün mü ?

 

-Zamanaşımından önceden feragat edilemez.

 

Zamanaşımının olumsuz anlamının yanısıra sahipsiz araziler bakımından kazandırıcı zamanaşımı dediğimiz süre boyunca araziyi kullanan zilyed hukuki şartları tamamlarsa o arazinin tapusunu alma yani mülke sahip olma hakkı kazanır.

Olağan zamanaşımında, Geçerli bir hukuki sebep olmaksızın tapu kütüğüne malik olarak yazılan kişi, taşınmaz üzerindeki zilyetliğini davasız ve aralıksız olarak on yıl süreyle ve iyiniyetle sürdürürse, onun bu yolla kazanmış olduğu mülkiyet hakkına itiraz edilemez.

 

Olağanüstü zamanaşında, ‘Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.’

 

Hukuk siyaseti zamanaşımı kurumu ile kişiler üzerindeki baskıyı bir süre ile sınırlamak istemiştir. Bir başka yönü de yargıdaki işyükünü hafifletmektir. Fakat ülkemizde yargıdaki iş yükünün ağır olması mağduriyetleri de doğurmuştur. Bu nedenle ikisi arasındaki dengeyi sağlıklı olarak kurmak siyasetin tercihi-görevidir.  Fakat vatandaşlarımız bilgizlikten doğan mağduriyet  yaşamamak için avukatlardan hukuki destek almasını tavsiye ediyorum.

 

Bu Ropörtajın okuyuculara faydalı olması dileğimle…. 14.1.2015

 

AV.TEVRAT DURAN

(www.tevratduran.com)

 

Av.Tevrat DURAN kimdir ?

Av.Tevrat DURAN, 1977 yılında Fatsa’da doğmuştur. ilk ve Orta öğrenimini Fatsa ve Bakırköy İmam Hatip Liseleri’nde Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde 1995-1999 tarihleri arası tamamlamıştır. İstanbul Barosu’na 2000 yılında kayıt olarak avukatlık ruhsatını almış ve askerlik dönüşü İzzettin Çalışlar Caddesi/Bahçelievler/İstanbul’da mesleki yaşantısına başlamıştır.

2000-2009 yılları arası Hukuk Bürosu’nda kurucu ortak olarak çalışmış, 2009 yılından itibaren  kendine ait bağımsız hukuk ofisinde mesleki faaliyetini devam ettirmektedir.

Av.Tevrat DURAN, Türkiye Barolar Birliği ile Avrupa Konseyi’nin ortaklaşa yürüttüğü “Türk Avukatların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Konusunda Aşamalı Eğitimleri Projesine” katılmış olup “Kamulaştırma Hukuku, İş Hukuku ve Tüketici Hukuku” alanlarında yazılmış makaleleri ile hukuk dünyasında kendine saygın bir yer edinmiştir.

Hukukçular Cemiyeti, www.hukukcagı.com  www.turkhukuksitesi.com’da hukuki yazılarıyla hukuk dünyasında aktif olarak yer almaktadır.

Evli ve 3 çocuk babası olup İstanbul Bahçelievler İncirli’deki hukuk ofisinde alanında özellikle “kamulaştırma-gayrimenkul,İş Hukuku,Tüketici hukuku” alanlarında ve diğer alanlarda “pekişmiş hukuk bilgisi ve tecrübesiyle “ mesleki kariyerini devam ettirmektedir.

Yukarıdaki ropörtaj   http://www.hukukajansi.com/ozel-haber/hukukun-haksizliga-acilan-kapisi-zamanasimi-h4984.html sitesinde yayınlanmıştır.

13.679 defa okundu

avtevrat

Av.Tevrat DURAN- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1999 mezunudur. Adres: İkitelli-Atatürk Mah. Güner Sok. No:1 Teknikyapı Metropark B1 Kule Kat:36 D:295 Küçükçekmece-İSTANBUL GSM: 0553 254 81 34

Sevebilirsin...

3 Yanıt

  1. mustafa kaşıkçı diyor ki:

    Hocam zaman aşımı ile ilgili size bir sorum olacak.Yanlarsanız sevinirim.
    Biz yer altı maden ocağında çalışan bir işçi grubuyuz.Şirketimiz bizden devamlı damga vergisi kesiyordu.Yasalarda yer altında çalışndan damga vergisi kesilemeyeceğini öğrendik.Bunu şirkete bildirdik.
    Şirket maliye ile temasa geçip geriye dönük 5 yıllık kesintiyi ödeyeceğini bildirdi. Oysa bizden 10 yıldan fazladır bunu kesiyor.Devlete ödüyor.Tamamen şirketin yasayı bilmemesinden kaynaklanan bir durum.
    Sorum:Bizim bu durumumuzda zaman aşımı olurmu,olsa bile alacağımız para yasal faizi ile birliktemi olur.

  2. ebru diyor ki:

    hocam merhabalar bu guzel röportaj için tesekkürler öncelkle. hocam ceza davasında alınmıs bir bilirkişi raporu hukuk davasında kullanılmış yargıtay bu sebeple kararı bozmuş. ilk derece mah.yeniden bilirkişi atamıs yeni bilirkişi ceza davasında belirtilen kusur oranından daha fazla kusuru varlıgına ve ilk bilirkişiden yaklasık 80 bin liralık daha fazla zararın gercekleştiği şeklinde rapor sunmus. bu esnada dava zamanasımına ugramış.dava daha öce bi defa ıslah edilmiş. son fiyat uzerinden talepte bulunmak istiyoruz. yardımcı olur musunuz ?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir