Uluslararası Çocuk Kaçırma eyleminin hukuki boyutu

Uluslararası Çocuk Kaçırma Hukuki sorununun çıkış noktası evlilik bağını sonlandıran ya da sonlandırma noktasına gelen çiftler arasında çocukların kimde kalacağı probleminden kaynaklanmaktadır.  Bu sorun farklı iki ülkede kalan  çiftler sözkonusu olunca da uluslar arası çocuk kaçırma, velayet davalarına konu olmaktadır. Bu konu ilgili ülkemizin de taraf olduğu uluslar arası düzenlemeler bulunmaktadır.

Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair 1980 tarihli La Haye Sözleşmesi, koruma hakkı ihlal edilerek çocuğun mutat meskenin bulunduğu ülkeden, diğer bir ülkeye götürülmesi veya alıkonulmasının zararlı etkilerinden uluslararası alanda korunması amacına (Söz. md. 1) yönelik olup, çocuğun derhal mutad meskenin bulunduğu ülkeye iade edilmesini sağlamaya yönelik hükümler ihtiva etmektedir. Sözleşmeye göre, çocuğun mutad meskeninin bulunduğu ülkeye iade edilmesi için, önceden mutad meskeninin bulunduğu ülke makamlarından alınmış velayete veya kişisel ilişki kurma hakkına dair bir kararın varlığı gerekmediği gibi böyle bir kararın mevcut olması durumunda, bunun çocuğun haksız olarak götürüldüğü veya alıkonulduğu devlette tanınması veya tenfiz edilmesi zorunluluğu da bulunmamaktadır (Söz. md. 15).

Örnek olayımızda yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davalı annenin 2011 tarihinde, mutat meskenleri olan Belçika’dan müşterek çocuklar 2004 doğumlu Enes ve 2007 doğumlu Furkan’ı da alıp Türkiye’ye getirdiği, 2011 tarihli dönüş biletlerinin bulunmasına rağmen yeniden Belçika’ya dönmediği, çocukları, babanın kanundan doğan koruma hakkını ihlal etmek suretiyle haksız olarak alıkoyduğu belirlenmiştir.

Çocukların baba tarafından İadesi isteğinin reddini gerektirecek
1-Vahim bir tehlikenin varlığı veya
2-Geri dönmelerinin çocukları fiziksel ve psikolojik bir tehlikeye maruz bırakacağı ya da Başka bir şekilde müsamaha edilemeyecek bir duruma düşüreceğine dair ciddi bir riskin (Söz. md.13/b) ve

3- Sözleşmede kabul edilen diğer iadeden kaçınma sebeplerinin

varlığının kanıtlanması gerekir. Tenfiz davası şeklinde görülen bu tür uyuşmazlıkların çözümlenmesinde çocukların fiziksel ve psikolojik varlığının tamlığı esastır. Bu prensibe göre anne ve babaların davranışlarında özenli olması,ihlali halinde ulusal ve uluslararası yasa, sözleşmelerin uygulanmasının takibi gerekir. Saygılarımla

Av. Tevrat DURAN

35 defa okundu

avtevrat

Av.Tevrat DURAN- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1999 mezunudur. Adres: İkitelli-Atatürk Mah. Güner Sok. No:1 Teknikyapı Metropark B1 Kule Kat:36 D:295 Küçükçekmece-İSTANBUL GSM: 0553 254 81 34

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir