Sözleşmede yazılı “cezai şart” nedir ?

Av.Tevrat DURAN

Av.Tevrat DURAN

Taraflar alacak borç ilişkisine girerken; alacaklı alacağını güvence altına almak için borçluya gözdağı vermek amacıyla sözleşmeye cezai şart maddesi koydurmaktadır. Cezai şart, asıl borca dair olarak yapılan ek bir anlaşmadır. Bu anlaşmayla borçlu, B.K.nun 96. maddesinde (T.B.K.nun 112. maddesi) belirtildiği gibi, borcunu hiç veya gereği gibi ifa etmemiş olması halinde alacaklıya karşı teminat niteliğinde bir edimi yerine getireceği taahhüdünde bulunmaktadır. Ayrıca, cezai şart müspet zararı temsil etmektedir.

818 Sayılı B.K.nun 158/1. maddesi (6098 Sayılı T.B.K.nun 179. maddesi) seçimlik cezai şartı düzenlemektedir. Bu maddeye göre sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi veya eksik ifa edilmesi durumunda alacaklı ya sözleşmenin yerine getirilmesini ya da cezanın ödenmesini isteyebilir.

HGK’nun 2.2.2005 tarih, 2004/9-759 E. 2005/9 K.sayılı ilamında <Kural olarak, taraflar cezai şart miktarını tayinde serbesttirler. Ancak, kararlaştırılan cezai şartın borçlu üzerinde adalete aykırı sonuçlar doğurmaması da gerekir. B.K.’nun 161/3. maddesi hükmü uyarınca, hakim fahiş gördüğü cezaları indirmekle yükümlüdür. Bu hüküm, emredici nitelikte olduğundan hakim tarafından re’sen gözetilmelidir; borçlunun bu yolda bir talebinin bulunması aranmaz. Ancak, cezai şart ödenmişse, hakim bunu daha sonra indiremez. Borçlu cezai şartın indirilmesini isteme hakkından önceden feragat edemez; B.K.’nun 161/3. maddesiyle hakime bırakılan bu konuda, taraflarca yapılan kararlaştırma, aynı kanunun 19. maddesine göre geçerli değildir.>

Kural olarak, taraflar cezai şartın miktarını tayinde serbesttirler. Ancak, kararlaştırılan cezai şartın borçlu üzerinde adalete aykırı sonuçlar doğurmaması gerekir. B.K.nun 161/3. maddesi (T.B.K..nun 182/son maddesi) hükmü uyarınca, hakim fahiş gördüğü cezaları indirmekle yükümlüdür. Bu hüküm, emredici nitelikte olduğundan hakim tarafından re’sen gözetilmelidir.

H.G.K.’nun 21.6.2006 tarih, 2006/9-453 E. 2006/451 K. sayılı ilamı gereğince; fahiş olan cezai şart tutarının zararı karşılayacak seviyeye kadar indirilmiş olmakla davacının anılan cezai şart miktarıyla karşılanamayan bir zararı bulunmadığı belirtilmiştir.

Bir olayda, cezai şartın miktarının fahiş olup olmadığı belirlenirken,

1-Tarafların ekonomik durumları, özel olarak borçlunun ödeme gücü,

2-Alacaklının, asıl borcun ifa edilmesi halinde elde edeceği yararla cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü,

3-Sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zararla borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar,

4-Borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı ölçüt alınmalı ve sonuçta hak. adalet ve nesafet kurallarına uygun bir cezai şart miktarına hükmedilmelidir. Hakimin, bu kuralı uygularken kullanacağı takdir hakkının, Yargıtay denetimine elverişli esaslara dayanması da zorunludur.

HGK.nun 2.10.2002 tarih, 2002/9-596 E. 2002/662 K. sayılı kararında da cezai şartın fahiş olduğundan bahisle B.K.nun 161/son maddesi gereğince bir indirime tabi tutulması gerektiği belirtilmiştir.Cezai şart konulan sözleşmenin ihlali halinde Mahkemeler yukarda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda cezai şartın fahiş olup olmadığını, fahişse cezai şarttan indirim yapılmasına karar vermektedir. Cezai şartın kazanç kapısı haline getirilmesi hukuk düzenince korunmamış; alacaklının zararının giderilmesi esas alınmıştır. 14.11.2013

Av.Tevrat DURAN

avtevrat

Av.Tevrat DURAN- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1999 mezunudur. Adres: İkitelli-Atatürk Mah. Güner Sok. No:1 Teknikyapı Metropark B1 Kule Kat:36 D:295 Küçükçekmece-İSTANBUL GSM: 0553 254 81 34

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir