Medeni yargılama hukukunda”Usuli kazanılmış hak” kurumu

Av.Tevrat DURAN

Av.Tevrat DURAN

6100 Sayılı HMK’da (keza 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda) <usulü kazanılmış hak> kavramına ilişkin açık bir hüküm yoktur. Usuli kazanılmış hak kurumu, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, doktrinde kabul görmüş ve Medeni usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir.  Usuli kazanılmış hak, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Sosyal bilimler içinde yer alan Hukuk disiplinin kendine özgü sofistike niteliğinin bir parçası olan “usuli kazanılmış hak müessesi” hukuk profesyoneli , avukat olmayanların hak kaybına uğramasına yol açabilmektedir.   

Kazanılmış haklar Hukuk Devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasanın 2. maddesinde açıklanan <Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir> hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.

Usulü kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.

Örneğin davacı, Yargıtay incelemesinden geçerek onanan kısmi davada verilen karan temyiz etmemişse; Önceki yani ilk kısmi davada aleyhe yaratılan durum davalı yan lehine bu yön kesinlik kazanmış olacak ve bu hususta kesin hüküm oluşmuş olacaktır.Kural olarak, davanın taraflarınca temyiz konusu yapılmayan hususlar kesinleşir ve temyize getirilmeyen hususlar da karşı taraf yararına usulü kazanılmış hak doğar. Bu ilkenin sonucu olarak, oluşturulacak yeni hükümde usulü kazanılmış hakkı ortadan kaldıracak veya zedeleyecek şekilde hüküm verilemez.

Yine bilirkişi raporuna itiraz etmemiş olan taraf aleyhine , karşı taraf lehine usuli kazanılmş hak doğacak ve yargılamanın her safhasında dikkate alınacaktır.

Mahkeme, Yargıtay bozma kararına uyması halinde temyiz sonucu kararı bozduran taraf lehine usuli kazanılmış hak doğacaktır. Yine davalı taraf lehine maktu avukatlık ücretine hükmedildiği halde, davalı taraf bunu temyize getirmeyip bozmadan sonra noksan harç tamamlanmış olsa bile usuli kazanılmış hak olgusu gözetilerek davalı lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilemeyecektir.

Yasa hükmü, kamu düzenine ilişkin hükümlerden ise yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen (kendiliğinden)  nazara alınacak  ve bu yönüyle usuli kazanılmış hakkın istisnası teşkil edecektir. Yine kahkeme hükmündeki ifadelerin yazılmasının maddi hataya dayalı olması halinde mahkemesince sonradan yapılan incelemede anlaşılırsa maddi hataya dayalı olarak verilen karar bozulacak dolayısıyla davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşturmayacaktır.

Sofistike nitelik taşıyan yargılama hukukunda profesyonel, uzman desteği almanız sizin lehinizedir. Saygılarımla 07.11.2013

Av.Tevrat DURAN

 

760 defa okundu

avtevrat

Av.Tevrat DURAN- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1999 mezunudur. Adres: İkitelli-Atatürk Mah. Güner Sok. No:1 Teknikyapı Metropark B1 Kule Kat:36 D:295 Küçükçekmece-İSTANBUL GSM: 0553 254 81 34

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir