Kamulaştırmasız fiili ve hukuki el atma alacağına icra takibi engeli

Kamulaştırmasız fiili ve hukuki el atma alacağına icra takibi engeli

2942 sayılı yasaya eklenen geçici 14. maddeye göre Kamulaştırmasız el atmaya dayalı el atma sebebiyle mülkiyet hakkından doğan taleplere dair bedel ve tazminata ilişkin davalarda verilen mahkeme kararları kesinleşmedikçe icraya konulamayacaktır. Yasal düzeneme 12 Haziran 2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürülüğe girmiştir. Yapılan yasal düzenleme 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun yürürlük tarihi olan 4.11.1983 tarihinden 12.6.2019 tarihine kadar hukuki ve fiili elatmaya dayalı bedel davaları kesinleşmedikçe icraya konamayacaktır. 12.6.2019 öncesi işleme konulan takip dosyalarında ise Kesinleşme şerhli mahkeme ilamı ibraz edilinceye kadar takip durdurulacaktır.

Bu yasal düzenleme Anayasanın 35. maddesi ve Anayasanın 90 maddesi nedeniyle iç hukukumuzun bir parçası olan AİHS Ek 1. protokolün 1. maddelsinde düzenlenen ‘mülkiyet hakkı‘nın açık bir ihlalidir. Bu düzenleme ile idarenin mahkeme kararına göre ödemesi gereken bedel geciktirilecek, devlet ekstra faiz ödeyecek hak sahibi alacağını geç alacaktır. Malike ödeme yapılması halinde kararın bozulması riskine karşı teminat mektubu vs gibi düzenlemeler ile bu risk önlenebilirdi. Ayrıca belirsizliklerden biri de aşağıda künyelerine yer verdiğimiz Yargıtay içtihatlarında yazılı olduğu gibi ‘kesinleşmeden icraya konamayacak ilamlarda faiz başlangıcı kesinleşme tarihinden itibaren başladığı  gözönüne alındığında’ analoji ile 2942 sayılı yasanın geçici 14. maddesine kapsamındaki ilamlarda yazılı kamulaştırma bedeline de kesinleşmeden itibaren faiz işletilmesi ihtimalidir. Kesinleşmeden icraya konulamayacak ilâmlarda faiz de, ilâmın kesinleşme tarihinden itibaren istenebilir.( (İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 24.11.1995 tarih 1994/2
E. – 1995/2 K. Çünkü; icra hukuku uygulamasında genel kural, kesinleşmeden icraya konulamayacak ilâmlarda, ilâm konusu alacağa işleyecek faizin de, ilâmın kesinleşme tarihinden itibaren işlemeye başlamasıdır. 2942 sayılı Yasanın Geçici 14. madesine ‘kesinleşmenin faiz başlangıcına etkisinin olmadığı’ yönünde hüküm konmaması (bilinçli bir tercih değilse) hatalı olmuştur.

Türk hukukunda kesinleşmeden icraya konamayacak mahkeme kararları kategorisi ağırlıklı olarak 6100 sayılı HMK’da yazıldır. Ayrıca İYUK,MÖHUK,5275 saylı yasa,İİK vs’de  düzenlenmiştir.

HMK 350. maddesine göre ‘ 1) İstinaf yoluna başvurma, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. (2) Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. ‘ Hemen belirtelim ki, kesinleşmedikçe icraya konamayacak ilamları icraya koyarken icra memuru bu hususu resen denetleyemez fakat İcra Hukuk Mahkemesinde buna yönelik borçlu  şikayeti  kamu düzenine ilişkin olup süresiz şikayete konu edebilir ve takibi iptal ettirir.

Kamulaştırmasız fiili ve hukuki el atma alacağına icra takibi engeli

Türk hukukunda kural olarak, ilâmın icraya konulabilmesi için yasa yollarının tüketilmesine yani kesinleşmesine gerek yoktur. Mevuzatımızda ve Yarg. İBGK içtihatlarında icraya konması için kesinleşmesi gereken ilamlar şunlardır.

  • Taşınmaza ve bunun üzerindeki ayni haklara ilişkin hükümler. ( HMK 350/2, 367/2) Yargıtaya göre ilamda öngörülen tazminat ve eklentileri taşınmazın aynının çekişmeli olması olduğu halde kesinleşme aranır. ‘Kamulaştırmasız elatma davalarında verilen tazminat ilamının takibe konması için kesinleşmesine gerek yoktur. Zira kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat davalarında taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline yönündeki hüküm, yasadan kaynaklanan ve tazminat verilmesine ilişkin kararın sonucu olup taşınmaz aynının çekişmeli olduğunu göstermez. ‘( Yarg. 8. HD 23.9.2013 t. 2013/12605 E. 12859 K. ve Yarg. 8. HD 3o.01.2015 t. 2014/3879 E.  2015/1868 K.)
  • Kişiler hukukuna  dair ilamlar kesinleşmeden icraya konulamazlar. ( Hmk 350/2, 367/2) Örneğin marka haklarına tecavüz, haksız rekabetin önlenmesine dair ilam. ‘Kesinleşmesi gereken ilamlarda yazılı vekalet ücreti ve diğer yargılama giderleri gibi ilamın feri nitelikteki bölümlerin de takibe konulabilmesi için asla bağlı olarak kesinleşmesi gerekir.’ Yarg. 12. HD 1.2.2007 , 2006/24548 E. 2007/1635 K.
  • Aile hukukuna dair ilamlar da kesinleşmedikçe icraya konamaz. ( HMK 350/2, 367/2) Örneğin boşanma,soybağı veya babalık davası kararlarında yazılı hüküm, maddi manevi tazminatlar ve vekalet ücreti yargılama gideri gibi ferileri kesinleşmeden icraya konamaz. Nafaka kararı istisna edilerek kesinleşmeden icraya konulabilir çünkü yasada açıkça yazılmıştır. (HMK 350/1,c 3, 367/1,c 3)
  • 2004 sayılı İİK m. 31a/1’e göre bütün gemilere ve bunlarla ilgili ayni haklara ilişkin kararlar da kesinleşmeden icra edilemez.
  • Kira bedelinin tespitine dair ilamlar da kesinleşmeden icraya konulamazlar. ( Yargıtay İBGK, 12.11.1979 , 1979/1 E. 1979/3 ) Bu bakımdan da faiz de ilamın kesinleşme tarihinden itibaren istenebilir.  (İBHKG 24.11.1995, 1994/2 E. 1995/2 K. Yarg. 12. HD 25.3.2010, 2009/25151 E. 2010/7082 K. )
  • Yabancı mahkeme ilamlarının tenfizi kararları kesinleşmeden icraya konulamaz. (MÖHUK 57/2)
  • İstihkak davasının kabulü kararları mülkiyetin tespiti ile ilgili olduğundan kesinleşmeden icraya konulamaz. Red kararları icraya konabilir. (  Yargıtay İBGK, 12.11.1979 , 1979/1 E. 1979/3)
  • Sayıştay K. 53/1 e göre Sayıştay ilamları kesinleşmeden sonraki 90 gün içinde yerine getirilir bu sürede icraya konamaz.
  • Menfi tespit davasında tazminata hak kazanan borçlu ilamın kesinleşmesini beklemelidir. ( İİK 72/5 c 2) İstirdat davasına dönüşen ilamlar da böyledir.
  • İhalenin feshi talebinin reddi kararı da kesinleşmeden icraya konamaz.
  • Mirasın borca batık olduğu, mirasın hükmen reddinin tespiti ilamı,
  • Tespite dair ilamlar,
  • Ceza mahkemesinin mahkumiyet hükmü kesinleşmeden infaz edilemez. Vekalet ücreti ve yargılama gideri gibi ferileri kesinleşmeden icraya konamaz. HAGB kararı mahkumiyet hükmü olmadığından bu kapsamda değildir.
  • 694 sayılı KHK ile koruma tedbirleri nedeniyle tazminata dair ilamlar kesinleşmeden ve idari başvuru süreci tamamlanmadan icraya konamaz. (CMK 142/10)   Burada yer vermediğimiz ilamlar hakkında detaylı bilgiyi avukat meslektaşlarımdan alabilirsiniz.
  • 7139 sayılı yasanın 26. Maddesiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası değiştirilmiş ve kamulaştırma bedelinin tahsili ilamın kesinleşmesine bağlı tutulmuştur. ( Konuyla ilgili yazımı okumak için tıklayınız
  • Uzun uzadıya kesinleşmeden icraya konamayacak ilamların listesini burada vermemizin amacı, kamulaştırmasız el atma dava türü ile bu listede yer alan ilam türleri arasında karşılaştırma yapabilmek içindir. Görüldüğü gibi, kamulaştırmasız el atmaya / mülkiyete dayalı bedel – tazminat davaları mantıken kesinleşmesi gereken ilam kategorilerden hiçbirine uymamaktadır. Çünkü , Yargıtay 16.05.1956 gün 1-6 sayılı İçtihadında belirtildiği üzere kamulaştırmasız el atma, devletin/idarenin işlediği haksız bir fiildir. Devletin kendi haksız eyleminin sonucu kendine karşı açılan tazminat davalarının icraya konmasını kesinleşme şartına bağlamasına yönelik yasal düzenleme vicdanları yaralayıcı , hukuk devleti ilkesinin aşındırılmasıdır. Hukuk devleti, öncelikle devletin kendisinin koyduğu yasalarla kendisini bağlı görmesidir.

Kamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6. maddesine göre ‘ Bu madde uyarınca ödenecek olan bedelin tahsili sebebiyle idarelerin mal, hak ve alacakları haczedilemez’ hükmü yeni yasal düzenleme ile 4.11.1983 ve sonrasındaki elatmaya dayalı alacaklarda daha da ileri gidilerek icra takibine dahi konmasına engel getirilmiştir.

Yasal düzenleme şu şekildedir.

GEÇİCİ MADDE 14 – (EKLENMİŞ MADDE RGT: 12.06.2019 RG NO: 30799 KANUN NO: 7176/21)

Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 4/11/1983 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiilî el konulması veya hukuki el atılması sebebiyle mülkiyet hakkından doğan taleplere dair bedel ve tazminata ilişkin davalarda verilen mahkeme kararları kesinleşmedikçe icraya konulamaz. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, kesinleşmemiş mahkeme kararlarına dayanılarak başlatılan icra takipleri kesinleşmiş mahkeme kararı ibraz edilinceye kadar durdurulur.

Yapılan yasal düzenleme ‘normlar hiyerarşisi’ ilkesi gereği Anayasanın mülkiyet hakkının ölçüsüzce malik aleyhine kısıtlanması anlamına gelir. Yine malike yapılacak kamulaştırma bedelinin ödenmesinin geciktirilmesidir. Malik parasını alıp başka yatırımlarla değerlendiribilecek ya da ihtiyacını giderecektir. Yine haksız fiilin faili özel hukuk kişisi iken böyle bir kesinleşme şartı aranmadığı halde idarenin taraf olduğu haksız fiil niteliğindeki davalarda ilamın icraya konmasının kesinleşmesini aramak 1982 Anayasasının “Kanun Önünde Eşitlik ” başlığını taşıyan 10’uncu  maddesine aykırıdır. 1982 Anayasasının 2’nci maddesine göre, “Türkiye Cumhuriyeti… bir hukuk devletidir”.ilkesine de aykırıdır. Yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapılması halinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Geçici 14. maddesinin iptal edilmesi yönünde karar çıkacağını ummaktayız. Konuyla ilgili değerlendirmelere devam edeceğiz. 13.6.2019

Bu yazımızda Kamulaştırmasız fiili ve hukuki el atma alacağına icra takibi engelinden bahsettik.

AV. TEVRAT DURAN,İstanbul

Ofisimize toplu taşıma ile yol tarifi için tıklayın.

avtevrat

Av.Tevrat DURAN- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1999 mezunudur. Adres: İkitelli-Atatürk Mah. Güner Sok. No:1 Teknikyapı Metropark B1 Kule Kat:36 D:295 Küçükçekmece-İSTANBUL GSM: 0553 254 81 34

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir