Kamulaştırma bedelinin ödenmesi usulü değişti.

Kamulaştırma bedelinin ödenmesi usulü değişti.

7139 sayılı yasa 28.4.2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 7139 sayılı yasanın 26. Maddesiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası değiştirilmiştir.

Son değişiklikle birlikte İdarenin açtığı ‘Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili’  davasında ödeme yöntemi değişmiştir. Bilindiği gibi idare, kamulaştırma kararı almakta ve kendi bünyesinde taşınmaza değer biçmek amacıyla bir komisyon kurmaktadır. Mal sahibi ile uzlaşma sağlanması amacıyla davetiye gönderilmektedir. Burada amaç anlaşmazlık yargıya taşınmadan mal sahibi ile anlaşarak çözmektir. Uygulamada büyük çoğunlukla özellikle arsalarda idarenin taşınmaza biçtiği değer piyasa rayicinin altında kalmakta bu nedenle de idare ile mal sahibi arasında anlaşma olmadığı için idarece taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesinde taşınmazın değerinin tespiti ile tapunun idare adına tescilinin sağlanması amacıyla davalar açılmaktadır.

  • Bedel tespiti-tescili davasında hakim bilirkişileri yanına alarak taşınmazın başında keşif yapmakta, mal sahibi ve idare gerçek karşılığın belirlenmesi amacıyla emsal satışları dosyaya dilekçe ile sunmaktadır. Bilirkişi incelemesi ile taşınmazın değeri belirlenmektedir.
  • Bu aşamada hakim, tarafların ve bilirkişilerin raporu ile beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit etmektedir.
  • Mahkemece tespit edilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkının kamulaştırılma bedelidir.
  • Taraflar mahkemede bu bedelde anlaşması halinde kamulaştırma bedeli olarak anlaşılan miktar peşin ve nakit olarak, idare tarafından hak sahibi adına bankaya yatırılır. Örneğin taşınmazın idarece belirlenen bedeli 200.000 TL olsun, mahkemenin belirlediği değeri 400.000 TL olsun. Taraflar 300.000 TL’de anlaşırsa mahkemede ihtilaf 300.000 TL üzerinden çözülmüş olacaktır.
  • Tarafların mahkemede bedelde anlaşamaması halinde hâkim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen (örneğimizde 400.000 TL olsun ) bedelin idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması ( ki örneğimizde yoktur) durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel,
  • Fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel ( örneğimizde)  200.000 TL , peşin ve nakit olarak hak sahibi adına yatırılmaktadır.
  • Kalanı ise (örneğimizde 200.000 TL ‘dir, ) bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere mahkemece belirlenecek banka hesabına yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Bu süre uygulamada  depo süresi olarak adlandırılmaktadır.
  • Kamulaştırma bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise ilk taksitin yine peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, hak sahibi tespit edilememiş ise ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere 10 uncu maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir.
  • Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir. İdarece, kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına yatırıldığına, hâkim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine veya hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda ise ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere bloke edildiğine dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir.
  • Mahkemenin verdiği Tescil hükmü kesin olup, tarafların kamulaştırma bedeline ilişkin istinaf veya bir sonraki aşamadaki temyiz hakları saklıdır.
  • İstinaf veya temyiz incelemesi sonucunda kesinleşen kamulaştırma bedeli, hak sahibine peşin ve nakit olarak ödenen tutardan daha az olması durumunda aradaki fark ilgilisinden talep edilir. İdare tarafından hak sahibi adına yapılan ödeme tarihi ile geri ödemeye ilişkin yazının ilgilisine tebliğ edildiği tarih arasındaki süre için faiz alınmaz.”
  • 28.4.2018 tarihinde yürürlüğe giren son yasal değişiklikle Kamulaştırma bedelinin ödenmesi usulü değişti. Ayrıca son yasayla ‘ Geri ödemelerdeki faiz konusu, acele kamulaştırma’ dahil bir takım değişiklikler yapılmıştır. Yazımızda sadece ödeme usulüyle sınırlı pratik bilgi verilmiştir. Diğer değişikliklerle ilgili avukatlardan hukuki destek alabilirsiniz.
  • Kamulaştırma bedelinin ödenmesi usulü son yasa ile değişmeden önce, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin belirlediği kamulaştırma bedeli ilk kararla birlikte mal sahibine ödenmekteydi. Önceki ödeme usulünde idare, mahkeme kararının kesinleşmesiyle fazladan ödemiş olduğu parayı geri almakta / tahsil etmekte zorlanmaktaydı. Kamulaştırma bedelinin ödenmesi usulü değiştirilmekle idarenin fazladan ödediği paranın tahsil edilememesinden kaynaklı zararı engellenmeye çalışılmıştır.
  • Buna karşın malı kamulaştırılan,tapusu ilk mahkeme kararı ile peşinen elinden alınan mal sahibinin alacağına  kavuşması süreci 3 yıl civarında uzamıştır. Yargılama sürelerinin bu şekilde kaldığı ihtimalinde, İstinaf süresinin 1 yıl, Yargıtay’daki temyiz incelemesi sürenin 2 yıl civarında sürmesi göz önüne alındığında yerel mahkeme kararından itibaren toplamda 3 yıl,yerel mahkeme süreci başlangıcı dahil edilirse 4 yıl civarında bir süreden bahsedebiliriz. (Sürenin hesaplanmasında mahkemenin belirlediği kamulaştırma bedeline taraflarına itiraz  ettiği varsayılmıştır.)
  • Mahkemenin ilk kararından , kesinleşmeye kadar  kamulaştırma bedeli 3’er aylık vadelerle bankada nemalanacaksa da özellikle son zamanlardaki döviz kurlarındaki artış, gerçek enflasyonun kağıt üzerinde yazılı rakamlardan yüksek oluşu gibi nedenlerle mal sahiplerinin mağdur olacağı açıktır.
  • İdarenin zarara uğramaması ile mal sahibinin alacağına geç kavuşması arasında makul bir dengenin sağlanması şu şekilde sağlanabilirdi. Mal sahipleri, mahkeme kararında belirlenen bedel kadar bir teminat (teminat mektubu,rehin,ipotek vs.) gösterip kamulaştırma bedelinin tamamını istinaf-temyiz aşamalarını beklemeden önceden olduğu gibi Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ilk kararı ile birlikte alabilecektir. İstinaf, temyiz incelemesi sonucu İleride bu bedelden bir kısmının idareye geri ödemesi sözkonusu olursa idare, mal sahibinin gösterdiği teminattan alacağını alabilecek bu şekilde idarenin zarar görmesi engellenebilecektir. Mal sahibi de bu arada parasını tasarruf olarak dilediği gibi değerlendirebilecektir. Bu şekilde bir bir çözüm şekli geliştirilebilirdi. Esasında yargılama sürelerinin makul bir süreye çekilmesi ile bu sorunlar hiç gündem olmayacaktı. Ne diyelim ‘ Geç gelen adalet, adalet değildir.’ 11.6.2018
  • Avukat TEVRAT DURAN, İstanbul Barosu
  • Kamulaştırma bedelinin ödenmesi usulü değişti.

avtevrat

Av.Tevrat DURAN- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1999 mezunudur. Adres: İkitelli-Atatürk Mah. Güner Sok. No:1 Teknikyapı Metropark B1 Kule Kat:36 D:295 Küçükçekmece-İSTANBUL GSM: 0553 254 81 34

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir