İzinsiz ses kaydetmek,fotoğraf çekmek suçtur.

Özel hayat kavramı; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetidir. Hatta  herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını da kapsar.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu “Özel hayatın gizliliğini ihlal” başlıklığı altında suçu;

MADDE 134 – (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, (DEĞİŞİK İBARE RGT: 05.07.2012 RG NO: 28344 KANUN NO: 6352/81) (KOD 1) bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, (DEĞİŞİK İBARE RGT: 05.07.2012 RG NO: 28344 KANUN NO: 6352/81) (KOD 1) verilecek ceza bir kat artırılır.

(DEĞİŞİK FIKRA RGT: 05.07.2012 RG NO: 28344 KANUN NO: 6352/81) (KOD 1)
(2) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.” şeklinde düzenlemiştir. Buna göre kişinin özel hayatını ihlal eden kimse 1-3 yıl arası hapis ile cezalandırılır. Özel hayatı ihlal görüntü ve seslerin rıza dışında kayda alınması şeklinde ise 2-6 yıl arası hapis cezası öngörülmüştür. Gizlice görüntü ve ses kaydı yapılmış; internet,basın gibi yollarla kamuoyuna duyurulmuşsa ceza  2-5 yıl arası hapistir.  

Bu madde kamuoyunca tanınan, ünü yaygın kişiler bakımından daha özenli değerlendirilmelidir. Kamuya açık alanda bulunduğu sırada kişinin görüntü veya sesin dinlenilmesine, izlenilmesine, kaydedilmesine, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına razı olduğu anlamına gelmez.

Kamuya açık alanda  <kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, bilinmezlik> kuralı gereğince  kamuya açık alandaki kişinin, gün içerisinde yaptıkları, gittiği yerler, kiminle niçin, nasıl, nerede ve ne zaman görüştüğü gibi hususları tespit etmek amacıyla sürekli denetim ve gözetim altına alınması sonucu elde edilmiş bilgileri ya da onun başkalarınca görülmesi ve bilinmesini istemeyeceği, özel yaşam alanına girdiğinde şüphe bulunmayan faaliyetleri özel hayat kavramı kapsamına dahildir.

Yalnız, süreklilik içermeyen ve özel yaşam alanına dahil olmayan olay ve bilgiler ise bu kapsamda değerlendirilemez. Sonuç olarak, bir olay ya da bilginin, özel hayat kavramı kapsamına girip girmediği belirlenirken, sadece içinde bulunulan fiziki çevrenin özelliklerine bakılmamalı, kişinin toplum içindeki konumu, mesleği, görevi, kamuoyu tarafından tanınıp tanınmadığı, dışa yansıyan davranışları, rıza ve öngörüleri, sosyal ilişkileri, müdahalenin derecesi gibi ölçütler de göz önüne alınmalıdır. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşup oluşmadığının tespiti için, her somut olayda, hukuka uygunluk sebeplerinin bulunup bulunmadığı titizlikle araştırılmalıdır.

Fakat şunu da belirtmeden geçmeyelim. 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 Sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 6352 Sayılı Kanunun Geçici 1. Maddesinin, <31.12.2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adli para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı; a) Soruşturma evresinde, 4.12.2004 tarihli ve 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkumiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir.>

Bu bakımdan mahkemede delil elde etmek amacıyla birinin izni alınmadan sesinin kayda alınması, görüntüsünün fotoğraflanması bu madde kapsamında hapis cezası ile cezalandırılır. Bu bakımdan “lehime delil elde edeyim” derken hapis cezası almanız içten değildir. Çünkü “yasak ağacın meyvası da yasaktır.”  Yasaya aykırı olarak elde edilmiş ses kaydı, görüntü delil olmayacağı gibi ceza davasına muhatap olabilirsiniz. 07.02.2014

AV.TEVRAT DURAN

11.885 defa okundu

avtevrat

Av.Tevrat DURAN- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1999 mezunudur. Adres: İkitelli-Atatürk Mah. Güner Sok. No:1 Teknikyapı Metropark B1 Kule Kat:36 D:295 Küçükçekmece-İSTANBUL GSM: 0553 254 81 34

Sevebilirsin...

3 Yanıt

  1. Saip korez diyor ki:

    Sayin avukatim.ben tsk emekli bir askerim emekli oldum bir holdigte 2 seneden fazla guvenlik amiri olarak calismaktaydim.guvenlikcilerden biri gece vardiyasinda calismadigini ve isyeri icinde cikarip oyun alaninda vakit gecirdigini tespit ettik ve savunmasini aldik bu kisi daha sonra sesimizi kayda alip siyoya yollamis cagrildim haberim olmadigini soyledim kayita kufurler oldugunu farketim siyo tamam isine don seni harcamak istiyorlar dedi sonra burdan ses cikayinca ayni cidide adi gecen ve kufur edilen kisinin masasina koyulmus bundan sonrasi beni isten cikarilmamla basladi ve 1.5 senedir is.Mahkemem ve kisini actigi hakaret davam devam ediyor bende kaydi olusturanlara dava actim ama 1 kisiye kayit olusturmaktan dava acildi durusma daha olmadi.sayin avukatim ben 2 cocuk okutuyorum ve bu ise guvenerek krediyle ev aldim maddi manevi coktum bugune kadar yanlis birsey yapmadim av tutamadim cok para istediler bu konuda bana yol gostermenizi istiyorum onlarin av 2 davayada o giriyor her durusmada kendimi savunuyor ve gidiyorum konusma hakki bile verilmiyor.simdiden tsk ederim saygilarimla.

  2. terbiyesiz adam diyor ki:

    Aşağıdaki yüksek mahkeme kararlarına göre, delil etmek amacıyla gizli kayıt yapılması tartışılmış.

    Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2011/131 sayılı kararı
    Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/248 sayılı kararı
    Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2012/18217

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir