İşçi hakları kapsamında işçinin sağlığını bozacak hususlara karşı işverence önlem alınmazsa, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tedbir alınmaması işçiye haklı fesih hakkı tanımaktadır. İşçi iş kazası sonrası işyerinden isteyerek ayrılırsa yine de kıdem tazminatını alabilecektir

İşkazaları Türkiye’nin çalışma yaşamında kronik sorunlarından en başta olanı. İş kazalarına neden olarak işyeri güvenliğinin alınmaması, işçilerin eğitimsiz olması, çalışma saatlerinin uzun olmasından dolayı kaynaklanan dikkatsizlik, işin niteliği gereği kullanılması gereken baret,gözlük,maske vs. gibi ekipmanların işyerinde hazır bulundurulmaması ya da işçinin bu ekipmanları kullanmak istememesi gibi pekçok neden gösterilebilir. İnsan yaşamı en büyük değerdir ücretten ya da kardan önce gelir. Kuşkusuz mal canın yongasıdır.

Peki işçi işyerinde iş kazasına uğramışsa ve kusur kendinden kaynaklanmamışsa işyerinde çalışmaya devam mı edecektir. Çünkü işçi işveren muhasebesinin çıkışını vermesini beklemektedir. İşçi kendi işi bırakınca belki de uzun yıllar çalıştığı işyerinden kıdem tazminatı alamayacağını düşünerek kendini çalışmak zorunda hissetmektedir. Bu da işçiyi mutsuz ettiği gibi işyerindeki verimliliği de düşmektedir. İşveren de kendince işçinin işi bırakmasını isteyerek beklemekte tazminat yükünden kurtulmak istemektedir. Bu noktada işverendeki bu algıyı hukuk bilgisi olmayan muhasebecilerin beslediği ayrı bir sorun.

Aşağıda yer verdiğim kararda da vurgulandığı gibi ‘ işçinin sağlığını bozacak hususlara karşı işverence önlem alınmazsa, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tedbir alınmaması işçiye haklı fesih hakkı tanımaktadır. Ezcümle, işçi iş kazası sonrası işyerinden isteyerek ayrılırsa yine de kıdem tazminatını alabilecektir.

13.7.2015

AV. TEVRAT DURAN, 0553 254 81 34 


 

T.C. YARGITAY

22.Hukuk Dairesi
Esas: 2014/25415
Karar: 2014/26000
Karar Tarihi: 29.09.2014
İŞÇİ ALACAKLARI DAVASI – İŞVERENİN İŞYERİNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KONUSUNDA ÖNLEMLERİ ALMADIĞI – İŞYERİNİN ELEKTRİK VE TOPRAKLAMA TESİSATLARINDA EKSİKLİK TESPİT EDİLDİĞİ – İŞ SÖZLEŞMESİNİN İŞÇİ TARAFINDAN HAKLI SEBEPLE FESHEDİLDİĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Dosya içindeki bilgi ve belgelerden davacının işyerinde geçirmiş olduğu iş kazası sonrası davalı işverenden şikayetçi olması üzerine taksirle yaralama suçu nedeniyle yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davalı işverenin işyerinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda önlemleri almaması sebebiyle asli kusurlu olduğu kanaatinin beyan edildiği, yine aynı iş kazasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişliği tarafından işyerinde yapılan 26.01.2010 tarihli denetim raporunda, davalı işverenin iş kazası nedeniyle tam kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı, işyerinin elektrik ve topraklama tesisatlarında on ayrı hususta eksiklik tespit edildiği, bu raporun davacının iş sözleşmesini feshettiği tarihten aylar sonra alınmasına rağmen davacının feshe gerekçe gösterdiği işçinin sağlığını bozacak hususlara karşı davalı işverence önlem alınmadığı, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tedbir alınmamasının işçiye haklı fesih hakkı tanıdığı, davacının işyerinde elektrik çarpması sebebiyle yaşadığı iş kazasına rağmen davalı işverence gerekli tedbirlerin alınmaması üzerine iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı sebeple feshedildiği anlaşılmış şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.

(4857 S. K. m. 25, 83)

Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile manevi tazminat alacaklarının ödetil­mesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 01.06.2006-25.08.2009 ta­rihleri arası çalıştığını, davacının işyerinde geçirmiş olduğu iş kazası sonrası işverenden gerekli güvenlik önlemlerinin alınması talep etmesi üzerine iş sözleşmesinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğini beyanla kıdem ve ihbar tazminatlarının tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının işyerinde geçirmiş olduğu iş kazası sonrası bir süre daha çalıştıktan sonra kendiliğinden işyerinden ayrıldığını, davacının iş söz­leşmesini kendisinin feshettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davacının yaşadığı iş kazası sonrası işyerinde bir süre daha çalıştıktan sonra çalışma koşullarını gerekçe göstererek iş sözleşmesini feshinin haklı sebebe dayanmadığı gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı alacağı talep­lerinin reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Uyuşmazlık iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedene dayalı olarak feshedilip feshedilmediği noktasındadır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun fesih tarihi itibariyle yürürlükte olan 83. mad­desine göre işyerinde iş sağlığı ve güvenliği açısından işçinin sağlığını bozacak veya vücut bütünlüğünü tehlikeye sokacak yakın, acil ve hayati bir tehlike ile karşı karşıya kalan işçinin gerekli tedbirler alınmadığı takdirde haklı fesih imkanı bulunmaktadır.

Davacının davalı işyerinde kaynakçı olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmaksızın davalı tarafından feshedildiğini ileri sürdüğü, davalı işverenliğinse davacının 24.08.2009 günü ve sonrasında mazeretsiz olarak işe gelmediğini, sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesi uyarınca haklı se­beple feshedildiğini savunduğu, mahkemece davacının yaşadığı iş kazası sonrası işyerinde bir süre daha çalıştıktan sonra çalışma koşullarını gerekçe göstererek iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanmadığı gerekçesi davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Dosya içindeki bilgi ve belgelerden davacının işyerinde geçirmiş olduğu iş kazası sonrası davalı işverenden şikayetçi olması üzerine Sakarya 1. Sulh Ceza Mahkemesinde taksirle yaralama suçu nedeniyle yapılan yargılama sıra­sında alınan bilirkişi raporunda davalı işverenin işyerinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda önlemleri almaması sebebiyle asli kusurlu olduğu kanaatinin beyan edildiği, yine aynı iş kazasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişliği tarafından işyerinde yapılan 26.01.2010 tarihli denetim raporunda, davalı işverenin iş kazası nedeniyle tam kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı, işyerinin elektrik ve topraklama tesisatlarında on ayrı hususta eksiklik tespit edildiği, bu raporun davacının iş sözleşmesini feshettiği tarihten aylar sonra alınmasına rağmen davacının feshe gerekçe gösterdiği işçinin sağ­lığını bozacak hususlara karşı davalı işverence önlem alınmadığı, 4857 sayılı Kanun’un fesih tarihi itibariyle yürürlükte olan 83. maddesine göre işyerinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tedbir alınmamasının işçiye haklı fesih hakkı tanıdığı, davacının işyerinde elektrik çarpması sebebiyle yaşadığı iş kazasına rağmen davalı işverence gerekli tedbirlerin alınmaması üzerine iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı sebeple feshedildiği anlaşılmış olup, mahkemece kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.

Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMA­SINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.09.2014 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

36 defa okundu

avtevrat

Av.Tevrat DURAN- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1999 mezunudur. Adres: İkitelli-Atatürk Mah. Güner Sok. No:1 Teknikyapı Metropark B1 Kule Kat:36 D:295 Küçükçekmece-İSTANBUL GSM: 0553 254 81 34

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir