İş davaları avukatlığı

Bu yazının konusu işçi olarak çalışan avukatlar değil iş davalarını yürüten avukatların mesleki sorunları ile ilgilidir.

İşçi avukatlığı yapmak sanılanın aksine zor, zahmetli. Bilgilerin güncellenmesi için mevzuat ve içtihat taraması yapıyoruz. Hukuk doğa bilimlerinde olduğu gibi statik değil dinamik bir disiplin. Yer çekimi kanunu hiçbir zaman ve yerde değişmezken avukatlıkta ise yasalar ve bağlı olarak yargı kararları hergün değişmektedir. Sofistike disiplin olan hukuka bir de bu değişiklikler eklenince işimizin zorluğunu takdir edersiniz.

  1. İşçi her zaman haklıdır düşüncesi işçilerin ön yargısıdır. Bu güvenle işçiler haklı olsalar bile yanlış yapmaktadır. Unutmayın, HAPİSHANELER BEN HAKLIYIM DİYENLERLE DOLUDUR. Haklı olmak tek başına ancak AHRETTE karşılığı vardır. Mahkemelerde haklı olmak yetmez hakkını zamanında, doğru strateji ile ve ıspat araçları ile ortaya koymalısınız.

  2. ‘İşçi davaları her zaman kazanılır’ ifadesi yanlıştır. İşçi avukatı davayı kazansa zaten olması gereken budur avukat birşey yapmamıştır. İşçi avukatı davayı kaybetse % 99 kazanılacak davayı kaybetmeyi nasıl becerebilmiştir. ? Yani avukat yine birşey yapmamıştır, parasını da almadığı halde bir de bu şekilde itham edilmektedir.

  3. İşçi avukatlığının diğer zorluğu Türkiye’deki çalışanların kahir ekseriyetinin eğitimsiz, bilgisiz olmalarıdır. diğer zorluk da dava açtıktan sonra az bir para işveren teklif edince avukatını bypas ederek bu parayı alıp avukatı devredışı bırakmalarıdır. Bu avukatlarda da güvensizliğe yol açar.

  4. İşçi hemen alacağına kavuşmak ister fakat yargılama süresi uzayınca parasal birikimi tasarruf azlığıdır. Bu da avukat üzerinde işçinin baskı kurmasına, işverenin az para teklifine razı olamasına dolayısıyla avukat ücretinin düşmesine neden olmaktadır.

  5. İşçi alacakları çoğunlukla tanık delili üzerinden yürümektedir. İşçilerin işyerinde çalışan arkadaşlarından tanık bulmakta zorlanmaktadır. Halbuki Bakara 282’de Allah (cc) ‘tanıklar çağrıldıklarında kaçınmasınlar…’ diye buyurmaktadır. Tanıkların duruşmaya gelmemesi işçiyi ve avukatını davayı kazanmasını zorlaştıran bir başka nedendir.

  6. Dava sonunda işçinin aldığı parayı beğenmemesi , avukatın aldığı ücrette gözlerinin kalması. İşçinin elinde davanın başında bir kağıt vardır ( vizite kağıdı örneğin) dava sonunda avukat bu kağıdı paraya yani başka bir kağıda çevirmiştir. Avukat bu yönüyle Simyacıdır… Bu emek başarıya rağmen avukatın emeği takdir edilmemektedir. Neyse bu bahsi burda kapatalım.

  7. Dava başında avukat çoğu zaman sadece dava masrafı alır ve çok cüzi vekalet ücretini peşin alır. Avukat asıl alacağını % 25 gibi oranlarla davanın sonuna bırakır onu da davayı kazanması halinde!. 2015 yılı Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre işçi avukatına 4.900 TL peşin avukata ödenmelidir. Maalesef bu şekilde vekalet ücreti yoktur.

  8. İşçi tanık bulamaz , hakkını ıspatlayamaz  dava kaybedilir avukat yine suçludur.

  9. İşveren avukatın ücretini peşin öder bir de dava sonunda işçisine tazminat öder. İşverene göre ‘İyi de bu halde avukat yine bir şey yapmamıştır. Avukatın aldığı para haramdır, başarısızdır kursağında kalmalıdır.’  İşçinin hakkını zamanında tam olarak vermemiştir, işyerinde avukatından danışmanlık almamıştır ama olsun avukattır suçlu olan. !

  10. Bu liste uzayıp gider, burda virgül koyalım, sizden gelecek cevaplara göre devam ederiz.

    AV.TEVRAT DURAN,20.3.2015

212 defa okundu

avtevrat

Av.Tevrat DURAN- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1999 mezunudur. Adres: İkitelli-Atatürk Mah. Güner Sok. No:1 Teknikyapı Metropark B1 Kule Kat:36 D:295 Küçükçekmece-İSTANBUL GSM: 0553 254 81 34

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir