İnançlı işlem davası; ‘Gerçek bir alım satım olmadığı halde alıcıya güvenerek tapuda satım göstererek devir yaptıktan sonra tapuyu geri alma davası’

Türkiye genelinde 2013 yılında 1 157 190 konut satış sonucu el değiştirdi. (http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=16150) Yapılan satış işlemlerinin tamamı gerçek bir alım satım değildir. Alım satım amacına yönelik irade açıklaması yoktur. Örneğin, ‘kredi çekmek için dairesini satış yapmak’ şeklindeki  işlemde gerçekte alım satım olmadığı halde tapuda alım satım yapılmıştır. Yine, haciz tehdidi altındaki bir kişinin ‘evim haczedilmesin diyerek bir arkadaşına evini tapuda satış göstererek devretmesi inançlı işlem kapsamındadır. Boşanma davası öncesi ya da sonrasında karı – kocadan birinin diğerinden mal kaçırmak amacıyla evini satış göstermesi de sıklıkla görülen örneklerden biridir. Misalleri çoğaltmak mümkün.   

Buraya kadar bir sorun yoktur. Tapu üzerine geçen kişinin ölmesi ya da tapuyu geri vermek istememesi halinde sorun olmaktadır. Bir nevi ciğerin kediye emanet edilmesi örneğindeki gibi kedi ciğeri yemek istemektedir. Bu halde gerçek tapu sahibi inançlı işlem hukuksal temelli tapu iptal ve kendi adına tescil davası açmalıdır. Bu tür davalarda; dava ile birlikte dairenin satılmasının önüne geçebilmek için ihtiyati tedbir ile tapunun başkasına 3. şahsa satılması önlenmelidir.

 5.2.1947 tarih, 20/6 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca inançlı işlemden kaynaklanan bu tür bir iddianın ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Hak sahibi olduğunu iddia eden davacının yazılı A 4 kağıdına yazılı dahi olsa böyle bir delilin varlığını  ileri sürüp avukatına-mahkemeye ibraz etmelidir.

Hak sahibi, tapunun gerçek sahibi bu iddiasını yazılı belge ile bu belge yoksa yoksa 6100 sayılı Medeni Usul Yasasında yazılı yazılı delil başlangıcı sayılacak bir olgunun da varlığını da kanıtlayarak ıspatlayabilir.

Davacının elinde bu delil de yoksa davacı tarafın son başvuracağı yemin delilidir. 

Sonuç olarak; başkasına inanarak güvenerek dairesini, arsasını, tarlasını,evini,işyerini arkadaşına belli bir zaman sonra geri almak üzere devreden kişi ihanete uğramış ve tapusunu geri alamıyorsa hukuken elindeki tek imkan inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil davasıdır.

Bir diğer yandan ise gerçekte hakkı olmadığı halde dava açarak tapuyu geri almak isteyen kişi de hukuk düzenince korunmayacak davası reddedilecektir. Herkesin hakkına razı olduğu, hukukun ihlal edildiğinde ise ‘gerçek ve adil yargılamanın yapıldığı’ günler dilerim.   

24.06.2014

AV.TEVRAT DURAN

 

412 defa okundu

avtevrat

Av.Tevrat DURAN- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1999 mezunudur. Adres: İkitelli-Atatürk Mah. Güner Sok. No:1 Teknikyapı Metropark B1 Kule Kat:36 D:295 Küçükçekmece-İSTANBUL GSM: 0553 254 81 34

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir