Geçerli bir kamulaştırma yoksa taşınmazın değeri sahibine ödenmelidir.

Geçerli bir kamulaştırma yoksa taşınmazın değeri sahibine ödenmelidir. Özellikle İstanbul’da Halkalı İkitelli gibi bölgelerde küçük birikimlerle alınan arsalar Arsa ofisi, askeriye gibi idareler tarafından kamu ihtiyacı için istimlak edilmekte, kamulaştırma bedeli tespit edilerek arsa sahibi adına bankaya bloke edilerek arsanın tapusu elinden alınmaktadır.

Çoğu kişinin haberi olmadığı için parayı almamakta ya da çok düşük bulunarak para alınmamaktadır.

Özellikle 1982 darbesi sonrasında darbecilerin yönettiği ülkemizde halk üzerindeki baskı nedeniyle arsa sahipleri haklarını almak için mahkemelere gitmekten korktukları bir gerçek.

İkitelli ve Halkalı bölgelerindeki arsa sahipleri  Arsa Ofisi ve Milli Savunma Bakanlığı’nca yapılan kamulaştırma nedeniyle istimlak bedelini alamamışlardır.

İşte bu gibi mağdurların 20 yıllık zamanaşımı süresi engeline takılmadan artık dava açarak arsanın bugünkü rayici üzerinden paralarını almaları mümkündür. 

Aşağıda benzer bir kararı sizinle paylaşıyorum. 25.2.2017

AV. TEVRAT DURAN,İstanbul

Geçerli bir kamulaştırma yoksa taşınmazın değeri sahibine ödenmelidir.
Geçerli bir kamulaştırma yoksa taşınmazın değeri sahibine ödenmelidir.

T.C YARGITAY 5.Hukuk Dairesi Esas: 2014 / 6121 Karar: 2014 / 19802 Karar Tarihi: 03.07.2014
ÖZET: Davalı idare vekilince dava konusu taşınmazın kamulaştırıldığı iddia edildiğinden; davacılar murisinin payının kamulaştırılmasına ilişkin tüm kamulaştırma belgeleri (kamulaştırma kararı, acele el koyma dosyası, kamulaştırma bedelinin bankaya bloke ve ödeme evrakları, murisin veya mirasçılarının adres araştırma belgeleri, ilanen tebliğ belgesi varsa noter tebligatı) davalı idareden ve ilgili kurumlarından temin edilip geçerli bir kamulaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.(2942 S. K. m. 10, 11)

Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.

1- Davalı idare vekilince dava konusu taşınmazın kamulaştırıldığı iddia edildiğinden; davacılar murisinin payının kamulaştırılmasına ilişkin tüm kamulaştırma belgeleri (kamulaştırma kararı, acele el koyma dosyası, kamulaştırma bedelinin bankaya bloke ve ödeme evrakları, murisin veya mirasçılarının adres araştırma belgeleri, ilanen tebliğ belgesi varsa noter tebligatı) davalı idareden ve ilgili kurumlarından temin edilip geçerli bir kamulaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,

Kabule göre de;

2- Bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, alınan rapor hüküm kurumaya elverişli değildir. Şöyle ki;

Dava konusu taşınmazlar arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanununun kıymet takdir esaslarını belirleyen 11. maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.

Dava konusu taşınmaza değer biçilirken Anonim Şirkete yapılan taşınmaz satışı kıyasi emsal olarak alınmıştır. Bu satış işlemi özel amaçlı olduğu gibi, diğer emsal alınan taşınmaz ile, dava konusu taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin karşılaştırılmasında; dava konusu parselin, emsalden daha değerli olduğu anlaşılmasına rağmen, raporda emsal taşınmazın, dava konusu parselden daha değerli olduğu kabul edilerek bedel tespit edildiğinden bu emsallere göre değer biçilmesi mümkün değildir.

Bu durumda; taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere olan mesafesini de gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,

3- Dava konusu taşınmazın tapu kaydından; TEK lehine irtifak hakkı tescil edildiği anlaşılmakla, taşınmaz üzerindeki eski irtifak hakkı nedeniyle oluşacak değer düşüklüğünün hesaplamada dikkate alınması için bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması,

4- Muris payı üzerindeki haciz şerhinin hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi,

Doğru görülmemiştir.

Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 03.07.2014 gününde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)

avtevrat

Av.Tevrat DURAN- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1999 mezunudur. Adres: İkitelli-Atatürk Mah. Güner Sok. No:1 Teknikyapı Metropark B1 Kule Kat:36 D:295 Küçükçekmece-İSTANBUL GSM: 0553 254 81 34

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir