Çalışma koşulları ağırlaşan işçinin tazminat hakkı

teraziNitelikli olmayan İşçi gerekçesi olmayan bir görevlendirme yazısı ile 40 km uzaklıktaki başka bir işyerine görevlendirilmişse ve görevlendirme yazısında da servis imkanının sağlanacağı da belirtilmemişse bu nedenle çalışma koşulları ağırlaşan işçinin iş sözleşmesini haklı olarak feshetme imkanı doğmuştur. Bunun gibi çalışma saatleri arttığı halde ücreti artmayan işçi için mevcut iş koşulları daha ağırlaşan işçilerin tazminat hakkı vardır. Buna dair örnek yeni tarihli örnek emsal Yargıtay kararını sizinle paylaşıyorum. 10.8.2015

AV. TEVRAT DURAN,İstanbul 

 

T.C. YARGITAY

7.Hukuk Dairesi
Esas: 2014/1165
Karar: 2014/12454
Karar Tarihi: 05.06.2014
İŞÇİ ALACAKLARI DAVASI – MARKETTE ŞUBE PERSONELİ OLARAK ÇALIŞAN DAVACI – ÇALIŞMA KOŞULLARI AĞIRLAŞAN İŞÇİNİN İŞ SÖZLEŞMESİNİ HAKLI OLARAK FESHETME İMKANI DOĞDUĞU – SÖZLEŞMEYİ FESHEDEN TARAFIN İHBAR TAZMİNATINA HAK KAZANAMAYACAĞI – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Olayda, davacının 5-6-7/08/2012 tarihinde A… şubesinde çalıştığı sabittir. Davacı işçi gerekçesi olmayan bir görevlendirme yazısı ile 40 km uzaklıktaki başka bir işyerine görevlendirilmiştir. Davacı asgari ücretle çalışmaktadır ve görevlendirme yazısında servis imkanının sağlanacağı da belirtilmemiştir. Bu nedenle çalışma koşulları ağırlaşan işçinin iş sözleşmesini haklı olarak feshetme imkanı doğmuştur. Bu nedenle fiilen 08. 09.2012 tarihinde işi bırakan davacının haklı olarak eylemli fesih yaptığının kabulü ile kıdem tazminatına hak kazandığına, ancak sözleşmeyi fesheden tarafın ihbar tazminatına hak kazanamayacağından ihbar tazminatının reddine karar verilmesi gerekmektedir.

(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 24, 25, 26)

Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Karar: Davacı işyerinde markette şube personeli olarak çalıştığını, sözleşmenin haksız olarak işveren tarafından sonlandırıldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı davanın reddini istemiştir.

Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir.

İhbar önelleri ve ihbar tazminatı yönlerinden taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.

İş sözleşmesi taraflara sürekli olarak borç yükleyen bir özel hukuk sözleşmesi olsa da, taraflardan herhangi birinin iş sözleşmesini bozmak için karşı tarafa yönelttiği irade açıklamasıyla ilişkiyi sona erdirmesi mümkündür.

Fesih hakkı iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran ve karşı tarafa yöneltilmesi gereken bir haktır.

Maddede düzenlenen bildirimli fesih, belirsiz süreli iş sözleşmeleri için söz konusudur. Başka bir anlatımla belirli süreli iş sözleşmelerinde fesheden tarafın karşı tarafa bildirimde bulunarak önel tanıması gerekmez.

Fesih bildirimi bir yenilik doğuran hak niteliğini taşıdığından ve karşı tarafın hukukî alanını etkilediğinden, açık ve belirgin biçimde yapılmalıdır. Yine aynı nedenle kural olarak şarta bağlı fesih bildirimi geçerli değildir.

Fesih bildiriminde “fesih” sözcüğünün bulunması gerekmez. Fesih iradesini ortaya koyan ifadelerle eylemli olarak işe devam etmeme hali birleşirse bunun fesih anlamına geldiği kabul edilmelidir. Bazen fesih işverenin olumsuz bir eylemi şeklinde de ortaya çıkabilir. İşçinin işe alınmaması, otomatik geçiş kartına el konulması buna örnek olarak verilebilir. Dairemizce, işverenin tek taraflı olarak ücretsiz izin uygulamasına gitmesi halinde, bunu kabul etmeyen işçi yönünden “işverenin feshi” olarak değerlendirilmektedir.

Fesih bildirimi karşı tarafa ulaşması ile sonuçlarını doğurur ve bundan tek taraflı olarak dönülemez. Dairemizce, daha önce verilen kararlarda, derhal yapılan fesihlerde henüz ihbar tazminatı ödenmemişken ve yine ihbar öneli içinde işçinin emeklilik başvurusu hali, işçinin emeklilik suretiyle feshi olarak değerlendirilmekteydi. Bu halde işçi ihbar tazminatına hak kazanamaz ise de, kamu kurumları bakımından kıdem tazminatı hesabında daha önce borçlanmış olduğu askerlik süresinin dikkate alınması gerekmekteydi. Kamu kurumu işyerleri bakımından askerlik borçlanmasının kıdem tazminatına yansıtılması noktasında işçi lehine olarak değerlendirilebilecek bu husus, işçinin ihbar tazminatına hak kazanamaması yönüyle de işçinin aleyhinedir. Dairemizin, derhal feshin ardından önel içinde işçinin emeklilik için dilekçe vermesi halinde feshin işçi tarafından gerçekleştirildiği görüşü, işe iadeyle ilgili iş güvencesi hükümleri de dikkate alındığında, 4857 sayılı İş Kanununun sistematiğine uygun düşmemektedir. Gerçekten açıklanan çözüm tarzında, işveren feshi yerine emeklilik sebebiyle işçinin feshine değer verildiğinden, işçi iş güvencesinden de mahrum kalmaktadır. Bu nedenle, işverenin derhal feshinin ardından, işçinin ihbar tazminatı ödenmediği bir anda yaşlılık aylığı için tahsiste bulunmasının, işveren feshini ortadan kaldırmayacağı düşünülmektedir. Dairemizce, konunun bütün yönleriyle ve yeniden değerlendirilmesi sonucu, işverence yapılan feshin ardından ve henüz ihbar tazminatı ödenmediği bir sırada işçinin emeklilik için başvurusunun işçinin emeklilik sebebiyle feshi anlamına gelmeyeceği sonucuna varılmıştır. Dairemizin 2008 yılı ve sonrasında vermiş olduğu kararlar bu doğrultudadır.

Bildirim sürelerine ilişkin 4857 sayılı Yasanın 17 nci maddesindeki kurallar nispî emredici niteliktedir. Taraflarca bildirim süreleri ortadan kaldırılamaz ya da azaltılamaz. Ancak, sürelerin sözleşme ile arttırılabileceği Kanunda düzenlenmiştir. Ancak, bildirim önellerinin arttırılabileceği belirtilmiş olmakla birlikte, Yasada bir üst sınır öngörülmemiştir. Dairemiz tarafından, üst sınırın hâkim tarafından belirlenmesi ve en fazla ihbar ve kötüniyet tazminatlarının toplamı kadar olması gerektiği kabul edilmektedir.

İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanunun 24 ve 25’inci maddelerinde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17’nci maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedeni bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin 26’ncı maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.

İhbar tazminatı, iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olması nedeniyle, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. İşçinin 1475 sayılı Yasanın 14’üncü maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez.

Somut olayda, davacı kendisinin 07.08.2012 tarihinde Akçakoca’dan Cumayeri şubesine görevlendirildiğini bunun esaslı bir değişiklik olduğunu, yapılan işlemde kendisinin onayının alınmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatını talep etmiştir. Davalı ise bu değişikliğin esaslı bir değişiklik olmadığını ve devamsızlık yapan davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini belirtmiştir. Mahkemece, davalının Cumayeri’ne nakil işleminin işletme gereklerine dayandığı iddiasının dürüstlük kuralına uygun olmadığı, davacının bu nakle zorlanarak iş sözleşmesinin feshinin haksız olarak yapıldığı kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmiştir.

Olayda, davacının 5-6-7/08/2012 tarihinde Akçakoca şubesinde çalıştığı sabittir. Davacı işçi gerekçesi olmayan bir görevlendirme yazısı ile 40 km uzaklıktaki başka bir işyerine görevlendirilmiştir. Davacı asgari ücretle çalışmaktadır ve görevlendirme yazısında servis imkanının sağlanacağı da belirtilmemiştir. Bu nedenle çalışma koşulları ağırlaşan işçinin iş sözleşmesini haklı olarak feshetme imkanı doğmuştur. Bu nedenle fiilen 08. 09.2012 tarihinde işi bırakan davacının haklı olarak eylemli fesih yaptığının kabulü ile kıdem tazminatına hak kazandığına, ancak sözleşmeyi fesheden tarafın ihbar tazminatına hak kazanamayacağından ihbar tazminatının reddine karar verilmesi gerekmektedir.

Mahkemece bu husus yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı tarafa iadesine, 05.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

 

126 defa okundu

avtevrat

Av.Tevrat DURAN- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1999 mezunudur. Adres: İkitelli-Atatürk Mah. Güner Sok. No:1 Teknikyapı Metropark B1 Kule Kat:36 D:295 Küçükçekmece-İSTANBUL GSM: 0553 254 81 34

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir