6487 sayılı yasanın 21 ve 22. maddeleri yürürlük tarihi olan 11.06.2013 öncesi hukuki işlemlere uygulanamaz.

Kamu yararı ve kamu düzeninin gerektirdiği özel durumlar dışında kanunlar ilke olarak yürürlüğe girdikleri tarihten sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılır makable şamil olarak çıkarılamaz. Yürürlük tarihinden önceki kesinleşmiş hukuksal durumlara etkili olamaması hukukun genel ilkelerindendir ve hukuk devleti ilkesi uyarınca yasa koyucu TBMM yalnızca Anayasa’ya değil, evrensel hukuk ilkelerine de uygun hareket etmek zorundadır. Yasalarla konulacak kurallar keyfi olarak değil adalet ve hakkaniyet ölçülerinin yanı sıra hukuk güvenliğini de sağlaması gerekir.

Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk güvenliği ilkesi kanunların geriye yürütülmesine engeldir. Hukuk güvenliği ilkesi, hukuk devletinde uyulması zorunlu temel ilkelerden biridir. Anayasada öngörülen temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasının ve insan haklarının yaşama egemen kılınmasının önkoşulu olan hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.Daha önce tesis edilmiş bulunan işlemlerin doğurduğu hukukî sonuçları ortadan kaldıracak şekilde yasama tasarrufunda bulunulması, hukuk güvenliği ilkesine aykırıdır. Hukuk devletinin gereği olan hukuk güvenliğini sağlama yükümlülüğü, kural olarak yasaların geriye yürütülmemesini gerekli kılar. Yasaların geriye yürümezliği ilkesi uyarınca yasalar,kamu yararı ve kamu düzeninin gerektirdiği, kazanılmış hakların korunması, malî haklarda iyileştirme gibi kimi ayrıksı durumlar dışında ilke olarak yürürlük tarihlerinden sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılırlar yani eski ifadesiyle makable şamil yasa çıkarılamaz. Yürürlüğe giren yasaların geçmişe ve kesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili olmaması hukukun genel ilkelerindendir.
 
Şu hale göre 6487 sayılı yasanın 21 ve 22. maddesi hükmüyle kamulaştırılmaksızın taşınmazına el atılan hak sahiplerinin bedel,tazminat,ecrimisil isteme hakkının ortadan kalkıp kalkmayacağı konusunda, eş söyleyişle, Kanunların geriye yürümesiyle ilgili bir değerlendirme yapılması gerekir.
 
İlke olarak, herhangi bir yasa veya düzenleyici kural, hukuksal sonuçlarını yürürlüğe girdiği tarihten sonrası için doğurmaya başlar. Bunun doğal sonucu da, yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilememeleri, yani, geçmişe etkili olmamalarıdır. Yasaları uygulama durumunda bulunanlar, başta mahkemeler olmak üzere, onları geriye yürür sonuçlar doğuracak yolda yorumlamamakla yükümlüdürler. Hukuk güvenliği bunu gerektirir. Kanun koyucu bu kaidenin aksine düzenleme yapabilir. Ancak, Yasama Organının bu yetkisi, Anayasal esaslar ile sınırlandırılmış bulunmaktadır. Bu sınırlardan bir tanesi de, kazanılmış hakların saklı tutulmasıdır. Bu, az önce açıklandığı üzere Hukuk Devleti olmanın zorunlu bir gereğidir.
 
Bundan ayrı, devam eden uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış hukuki durumlara yeni yasa veya düzenleyici kural, <derhal yürürlüğe girme> (I’effet immediat de la loi nouvelle) niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuçlarını doğuracaktır.
 
Tamamlanmış hukuki durumların yeni yasa veya düzenleyici kuraldan etkilenmemesi, kazanılmış hakların saklı tutulması gereğinden kaynaklanan bir sonuçtur. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesi hükmüne göre, Türkiye Cumhuriyeti Sosyal bir hukuk devletidir. Kazanılmış hak kavramı her ne kadar açık bir biçimde Anayasada düzenlenmemiş ise de, bunun hukuk devleti kavramının temel taşlarından biri olduğu ve Anayasa’nın bünyesinde mündemiç bulunduğu, Türk Kamu Hukukunda, öğretide ve yargısal kararlarda benimsenmektedir.
 
Yasaların zaman içerisinde uygulanmaları esasları ile ilgili olarak yukarıda açıklanan temel ilkeler yanında, Yasa Koyucu, Anayasa’nın 87. maddesinde belirlenen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kanun koyma, değiştirme ve kaldırmayı görevleri arasında sayan yetkisi uyarınca, dilediği alanı düzenleme veya düzenlememekte serbest oluşu nedeniyle, bir yasayı genel ilkeden ayrılarak geriye de yürütebilir.
 
Ancak, Yasama Organının bu yetkisi, Anayasal esaslar ile sınırlandırılmış bulunmaktadır. Bu sınırlardan bir tanesi de, kazanılmış hakların saklı tutulmasıdır. Bu, az önce açıklandığı üzere Hukuk Devleti olmanın zorunlu bir gereğidir. Hukuk devletinde 6487 sayılı yasanın 21 ve 22. maddesindeki şekliyle kanunların geriye yürütülerek kazanılmış hakların ortadan kaldırılması asla mümkün değildir. Bu skandal düzenlemenin Anayasa Mahkemesi’nden döneceği düşüncesindeyiz.
Ne diyelim
Çal Kanun’um çal yine çal.
 

 

50 defa okundu

avtevrat

Av.Tevrat DURAN- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1999 mezunudur. Adres: İkitelli-Atatürk Mah. Güner Sok. No:1 Teknikyapı Metropark B1 Kule Kat:36 D:295 Küçükçekmece-İSTANBUL GSM: 0553 254 81 34

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir