Ayıplı araç değişim davası hangi mahkemede dava açılmalı ?

Ayıplı araç değişim davası hangi mahkemede dava açılmalı ?

Ayıplı araç değişim davası hangi mahkemede dava açılmalı ?

Ayıplı araç değişim davası hangi mahkemede dava açılmalı ?

 

  1. Ayıplı araç , sahibinin araçtan yararlanmasını ciddi anlamda engelleyen ya da önemli ölçüde araçtan beklenen faydayı ortadan kaldıran, azaltan kısaca can sıkıcı bir durumdur.
  2. Ayıplı araç varsa sahibinin de yasalarda hakları sayılmıştır. Tabi bu hakkı aramanın da bir usulü prosedürü vardır.
  3. Özellikle vatandaşlarımız garanti süresi içinde araba satın alarak kendilerini güvende hissetmektedir. 2. el alım satımda araç garantili olsa bile açılacak bazı dava ve bazı talepler satıcıya bazıları da satıcıyla birlikte distribütör ya da ithalatçıya karşı olacaktır. Bu durumda tüketici hukuku ya da 6098 sayılı genel sözleşme hukukunun uygulanması mümkün olacaktır.
  4. Tüketici Hukuku, ayıp ihbarı, ıspat yükü, harçsız olması vs gibi nedenlerden dolayı ayıplı aracın  sahibi için daha lehe hükümler taşımaktadır. Örneğin tacir olmayan iki tarafın araç alım satımı işleminde aracın pert, ağır hasarlı, kilometresi ile oynanması vs. gibi ayıplı çıkması halinde alıcı, satıcıya karşı açacağı ‘sözleşmeden dönme bedel iadesi davası‘ Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılacaktır, satımın bir tarafı tüketici ise dava Tüketici Mahkemesi’nde açılacak , taraflardan ikisi de tacir ise dava Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılacaktır.
  5. Araç, ayıplı çıktığı halde araç için ödenen bedelin iadesi ile araç için yapılan masrafların tahsili davasında aracı satan taraf mesleki olarak araç satım işiyle uğraşıyorsa işlem tüketici hukuku kapsamında kalacağından Tüketici Mahkemesinde görülecek, tüketici mevzuatı uygulanacaktır.
  6. Özet olarak demek isterim ki; ayıplı olarak satılan aracın alım satımının taraflarının niteliğine göre ve sözleşmenin türüne hangi yasanın uygulanacağı ve açılacak mahkemenin türü işin uzmanı bir avukat tarafından belirlenmelidir. Aksi halde hak kayıpları ya da en azından zaman kaybı kaçınılmazdır. 19.1.2017

AV. TEVRAT DURAN,İstanbul

isimsiz-1

 

  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanununun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
  • 6502 sayılı Kanunun 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
  • Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
  • Tüketici işleminden kaynaklanmayan uyuşmazlığın sözleşmenin taraflarına göre Asliye Hukuk ya da Asliye Ticaret  Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekir. (Y.20.HD 16 / 2719-5225)
112 defa okundu

avtevrat

Av.Tevrat DURAN- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1999 mezunudur. Adres: İkitelli-Atatürk Mah. Güner Sok. No:1 Teknikyapı Metropark B1 Kule Kat:36 D:295 Küçükçekmece-İSTANBUL GSM: 0553 254 81 34

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir