Taksim Gezi Parkı eylemlerinde polisin davranış şekli ve Kanunsuz emir

Şiddet içermeyen, barışçıl eylemde bulunan hatta hiçbir partiye üye olmayan kişilere polisin tazyikli su, biber gazı, portakal gazı kullanarak zarar vermesi kamuoyunda tartışılmaktadır. Polislere amirlerinin ya da amirlerine vali gibi üstlerinin suç olan emir ve talimat vermesi emri uygulayan polisleri sorumluluktan kurtarmayacaktır. Güvenliği sağlamakla görevli Polis iktidarın sopası olmayıp polis, vatandaşın eylemcilerin güvenliğini sağlamakla görevlidir.

Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.


1982   Anayasasının “Kanunsuz emir” başlıklı 137. maddesi

Madde 137 – Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.

Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.

Askeri hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.”

Şeklindedir.

Anayasa maddesinden anlaşılacağı üzere, askeri hizmetler için istisna getirilmiştir.

İç Hizmet Kanunu’nun 8, 18 nci maddeleri ve İç Hizmet Yönetmeliği’nin 33 ncü maddesi ışığında “ Emirlerin hizmete müteallik olması ve kanun ve nizamları ihlal etmemesi şarttır. Ancak, Askeri Ceza Kanununun 41 nci maddesinin (b) fıkrası şümulüne giren haller haricinde, ast aldığı emri kanun ve nizama uygun olmasa bile yapar ve ondan sonra şikayet eder. Amirin verdiği emir Askeri Ceza Kanununun 41 nci maddesinin (b) fıkrası kapsamına giren hallere müteallik ise emir ifa olunmaz ve gecikmeksizin bir derece yukarı amire bilgi verilir. Bu durumda emrin yapılmasından doğacak bütün mesuliyet ast’a aittir. Askeri Ceza Kanununun 41 nci maddesinin (b) fıkrasına göre, amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum olması halinde iştirak hükümleri uygulanacaktır.

Konuyla ilgili olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11. maddesinde

Madde 11 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 16.05.1982 RG NO: 17696 KANUN NO: 2670/4)

Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.

Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde israr eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir.

Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.

Acele hallerde kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.” Denilerek Anayasa ile paralel düzenleme yapılmıştır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Kanunun hükmü ve amirin emri” başlıklı 24. maddesinde

MADDE 24

(1) Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez.

(2) Yetkili bir merciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygulayan sorumlu olmaz.

(3) Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur.

(4) Emrin, hukuka uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından engellendiği hallerde, yerine getirilmesinden emri veren sorumlu olur.

 Anayasanın 2. maddesine göre, Türkiye Cumhuriyeti demokratik, sosyal bir hukuk devletidir. Bu temel ilkenin bir gereği olarak da 125 ve 138. maddelerde idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu, Yasama ve Yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uyma zorunluluğunun bulunduğu hükme bağlanmıştır. Bu kuralların getirilme amacı, Devletin,kamu devletin ajanı olarak tüm kamu görevlilerinin tüm eylem,hareketlerinde hukukun egemen olması, hukuk kurallarına uygun davranılmasıdır. Demokratik hukuk devletini diktatörlüklerden ayıran temel ölçüt hukuka uygun davranılmasıdır.

Taksim Gezi Parkında 7. gününe giren ve tüm ülkeye yayılan gösterilerde barışçıl gösteriler düzenlenmiştir. Bu gösterilere katılanların ortak özellikleri siyasal iktidarla aynı görüşü paylaşmamalarıdır. Şiddet içermeyen, barışçıl eylemde bulunan hatta hiçbir partiye üye olmayan kişilere polisin tazyikli su, biber gazı, portakal gazı ile zarar vermesi kamuoyunda tartışılmaktadır. Polislere amirlerinin ya da amirlerine valinin,bakanın hatta başbakanın suç olan emir ve talimat vermesi emri uygulayan polisleri sorumluluktan kurtarmayacaktır. Güvenliği sağlamakla görevli Polis iktidarın sopası olmayıp vatandaşın, eylemcilerin güvenliğini sağlamakla görevlidir.   

 Kamu görevlileri konusu suç teşkil eden bir emri yerine getirmiş ve bu keyfi hareketiyle ilgili kişinin hakkını ihlal ederek onun zarara uğramasına neden olmuşsa suç vardır. Kamu görevlilerinin bu eylemleri duruma göre ‘kasten yaralama” en basitinden ise “Görevi kötüye kullanma” suçunu oluşturabilecektir. Şiddet uygulayan eylemciye karşı polisin yine ve ancak “orantılı güç” kullanarak işlem yapması ise hukuka uygundur. Polisle şiddet kullanmadan fikirlerini açıklayan vatandaşın karşı karşıya getirilmesi doğru olmadığı gibi hukuka da uygun değildir. Polis konusu suç oluşturan emir ve talimatı yazılı olarak alsa bile uygularsa sorumluluktan kurtulamayacaktır. Toplumsal barış polisiyle, göstericisiyle ancak ve ancak hukuka uygun davranmakla sağlanabilir. 

43 defa okundu

avtevrat

Av.Tevrat DURAN- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1999 mezunudur. Adres: İkitelli-Atatürk Mah. Güner Sok. No:1 Teknikyapı Metropark B1 Kule Kat:36 D:295 Küçükçekmece-İSTANBUL GSM: 0553 254 81 34

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir