Mirastan mal kaçırma “ticari taksi,dolmuş,otobüsün satılması”

Gündelik yaşantımızda “mirastan mal kaçırma” olarak duyduğumuz olaylar arsa,ev,işyeri gibi gayrimenkullerde olmaktadır. Fakat mirastan mal kaçırmanın konusu bunlarla sınırlı değildir. Mirasbırakan hayatta iken mallarının bir kısmını örneğin ticari taksi,özel halk otobüsü ya da ticari minibüsü oğullarından, kızlarından birine ya da eşine ya da akrabalardan birine devretmektedir. Mirasbırakan öldükten sonra geride kalan mirasçıları bu işlemden zarar gördüklerini ileri sürerek hukuk dilinde ” muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı trafik kaydının iptali, tescili” olarak adlandırılan davayı açabilirler. Bu dava ile mirasçılar; haklarına kavuşabilmektedir. 

İrade ve beyan arasında bilerek yaratılan uyumsuzluk şeklinde tanımlanan muvazaa, pozitif hukukumuzda eski 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 18. maddesinde (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu md.19) düzenlenmiştir bu maddeye göre “bir aktin şekil ve şartlarını tayinde, iki tarafın gerek sehven, gerek akitteki hakiki maksatlarını gizlemek için kullandıkları tabirlere ve isimlere bakılmayarak, onların hakiki ve müşterek maksatlarını aramak lazımdır”.

O halde muvazaa; tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacı ile ve fakat kendi gerçek iradelerine uymayan ve aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir görünüş yaratmak hususunda anlaşmalarıdır, şeklinde tanımlanabilir. Bir başka ifadeyle, irade açıklamasında bulunan taraflar bu açıklamanın kendisine yapıldığı kişi, irade açıklamasının sonuç doğurmaması konusunda anlaşmışlar, yalnız gerçek bir hukuki işlemin bulunduğu görüşünü yaratmayı istemişlerse, muvazaadan yani danışıklı dövüşten söz edilir.

Muvazaa ikiye ayrılır

1-Mutlak muvazaada taraflar herhangi bir hukuki işlem yapmayı (oluşturmayı) istemezler, yalnız görünüşte bir hukuki işlem için gerekli irade açıklamasında bulunurlar;

2-Nispi muvazaada ise taraflar gerçekten belli bir hukuki işlem yapmak isterler, ancak onu saklamak amacıyla, bir başka hukuki işlemin kurulduğu görüşünü yaratmak üzere irade açıklamasında bulunurlar.

Her iki muvazaa halinde de görünüşteki satış işlemi tarafların iradesine uymadığından hiçbir geçerliliği yoktur. 

Muvazaada, gizli işlem şekle bağlıysa ve bu gizli işleme ilişkin irade açıklamaları şekle uygun yapılmamışsa, görünüşteki işlem yapılırken yasaların öngördüğü şekle uyulmuş olması, gizli işlemdeki şekle aykırılığı gidermez. Bu durumda, görünüşteki işlem tarafların gerçek iradelerini yansıtmadığından her hangi bir sonuç doğurmadığı gibi, gizli işlem dahi şekle aykırılıktan dolayı geçersizdir.

NOTERDEN ARAÇ SATIM SÖZLEŞMESİ MİRASTAN MAL KAÇIRMA VARSA GEÇERSİZDİR. 

Trafiğe kayıtlı araçların devri  2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesinde, tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin noterlerce yapılacağı, noter tarafından yapılmayan satış ve devirlerin geçersiz olduğu belirtilmiştir. Yani otomobil,minibüs gibi araçların satış yoluyla mülkiyetinin geçmesi için noterlerce bir sözleşmenin yapılması gerektiği öngörülmüştür.

Bu açık hüküm karşısında, böyle bir sözleşmenin geçerli olmasının resmi biçim koşuluna bağlı olduğu kuşkusuzdur. Yasa koyucu bir aracın mülkiyetinin geçişi için noterde resmi bir sözleşme yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Demek oluyor ki, böyle bir devir işleminin hukuki sonuç doğurması için, o sözleşmenin resmi biçimde yapılması bir geçerlilik koşuludur. Diğer bir anlatımla, alıcı ve satıcının iradelerinin hukuki sonuç doğurabilmesi için, BK. 11/2 (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu md. 12/1) maddesindeki düzenleme nedeniyle ve 2918 sayılı Kanunun 20/d maddesi gereğince resmi biçimde yapılması gerekmektedir. Ancak bu halde yanların iradelerine hukuki sonuç bağlanabilecektir.

Burada; Yasa koyucunun, iradelerin ancak yasada öngörüldüğü biçimde birleşmeleri durumunda bir değer ifade edebileceğini, aksi halde sonuç doğurmayacağını ve geçersiz olduğunu düzenleme altına almak istediği açıktır.

Görüldüğü gibi trafikte kayıtlı araçlar, yapıları itibariyle taşınır mal da olsalar mülkiyetlerinin geçişi taşınır ve taşınmazlardan farklı olarak, özel ve kendine özgü bir düzenleme koşuluna bağlanmıştır. Bunun sonucu olarak, alıcı ancak satış senedinde belirtilen hukuki neden gereğince aracın mülkiyetini kazanabilecektir. O nedenle satış ise satış, bağış ise bağış gereğince gerçekleşebilecektir. Eğer bu konuda yanlar arasında bir danışıklık varsa, gerçekten bağış satış gibi gösterilmişse, gerçek iradeleri resmi senette birleşmemiş olması nedeniyle mülkiyette geçmeyecektir. Yanların gerçek iradeleri ile senede yansıyan iradeleri birleşmediğinden, geçerli hukuki bir sonuç ortaya çıkmış sayılmayacak delillerin imkân vermesi koşulu ile danışıklı bir işlemin varlığının kabul edilmesi gündeme gelecektir. Bu sonuçta işlemin iptaline neden olacağı her türlü duraksamadan uzaktır.

Ancak; muvazaalı işlemlerin bağlayıcı bir hukuki sonuç doğurmayacağı, yukarıda ayrıntısıyla ifade edilen Borçlar Kanununun 18. maddesinde (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu md.19) genel bir ilke olarak düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Bundan dolayı, somut olaydaki uyuşmazlığın Borçlar Kanununun 18. maddesi (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu md.19) kapsamında değerlendirilip çözümlenmesi kaçınılmazdır.

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.05.1999 gün ve E:1999/4-286 K:1999/293 sayılı kararında da aynı görüş benimsenmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 03.12.2008 tarih ve 2008/1-711-725 E.K. sayılı kararı)

Bu nedenle MİRASTAN MAL KAÇIRMAK AMACIYLA GERÇEKTE PARASI ALINARAK YAPILMIŞ GERÇEK BİR SATIŞ YOKSA BU İŞLEM GİZLİ BAĞIŞ MANASINDADIR. GİZLİ BAĞIŞ SÖZLEŞMESİ DE RESMİ ŞEKİLDE YAPILMADIĞINDAN GEÇERSİZDİR. BU YÖNDE DAVA AÇAN MİRASÇILAR HAKLARINI ALABİLECEKLERDİR. Mirasçılardan birinin açtığı davadan kural olarak diğerleri yararlanamaz diğer mirasçıların da dava açması gerecektir. 21.02.2014 

AV. TEVRAT DURAN

avtevrat

Av.Tevrat DURAN- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1999 mezunudur. Adres: İkitelli-Atatürk Mah. Güner Sok. No:1 Teknikyapı Metropark B1 Kule Kat:36 D:295 Küçükçekmece-İSTANBUL GSM: 0553 254 81 34

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir