İş Hukunda 1 Temmuz 2012 öncesi alınan ibranamelerin geçerliliği

İbranamenin, muhatabını aklamak, helalleşme bir kısım alacakları alıp kalanından vazgeçme anlamında İş Hukukunda sıklıkla uygulaması vardır. İbraname işçi ve işverenin ortak iradesi ürünü ise geçerli belge olarak kabul edilir. Mahkemeye konu edilen anlaşmazlıklar ibranamenin geçerli olmadığı noktasında toplanmaktadır. Kimi kötüniyetli taraflar, yaptığı haksızlığı ibraname ile örtmek istemektedir. Kişi haksız uygulamasının üstünü ibraname ile örtemez. Örneğin işçi işten emeklilik sebebiyle ayrılmak isterken kıdem tazminatını ve izin ücretini istediğinde işveren işçisinden kıdem tazminatını ödeyebilmek için izin ücretinden vazgeç yoksa dava ile alırsın diyerek ibraname kapsamında  ‘izin ücreti hakkım yoktur’ diye belge imzalatırsa işte bu ibraname geçersizdir. Çünkü işçinin hakkı yenmiş işçinin özgür serbest iradesi yoktur. 

İşçiye hakları tam verildiği halde ibraname yasaya uygun düzenlenmezse bu halde mağdur taraf işveren de olabilir. Haksız talep işçiden gelirse işveren bir defa daha para ödemek zorunda kalabilir. Muhasebecinin hazırladığı ibraname yeterli sayılmamalı avukat yardımı alınması ileride hukuki sıkıntı olmaması bakımından işveren yararınadır.

6098 sayılı Borçlar Kanunu 420. maddesi ile ibraname köklü yasal düzenlemeye kavuşmuştur.

Bu yazımızda 1 Temmuz 2012 öncesi düzenlenen ibraname Yargıtay ilkeleri çerçevesinde ele alınacaktır.

T.C. YARGITAY

9.Hukuk Dairesi
Esas: 2013/6463
Karar: 2013/23213 der ki;

İşçi ve işveren arasında ibranamenin geçerliliği de uyuşmazlık konusudur.

İşçi ve işveren arasında işverenin borçlarının sona erdirilmesine yönelik olarak Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlülüğü öncesinde yapılan ibra sözleşmeleri yönünden geçersizlik sorunu aşağıdaki ilkeler dahilinde değerlendirilmelidir:

a-Dairemizin kökleşmiş içtihatları çerçevesinde, iş ilişkisi devam ederken düzenlenen ibra sözleşmeleri geçersizdir. İşçi bu dönemde tamamen işverene bağımlı durumdadır ve iş güvencesi hükümlerine rağmen iş ilişkisinin devamını sağlamak veya bir kısım işçilik alacaklarına bir an önce kavuşabilmek için iradesi dışında ibra sözleşmesi imzalamaya yönelmesi mümkün olup, Dairemizin kararlılık kazanmış uygulaması bu yöndedir (Yargıtay 9. HD. 15.10.2010 gün, 2008/41165 E, 2010/29240 K.).

b-İbranamenin tarih içermemesi ve içeriğinden de fesih tarihinden sonra düzenlendiğinin açıkça anlaşılamaması durumunda ibranameye değer verilemez (Yargıtay 9. HD. 5.11.2010 gün, 2008/37441 E, 2010/31943 K).

c-İbranamenin geçerli olup olmadığı 1.7.2012 tarihine kadar yürürlükte olan 818 Sayılı Borçlar Kanununun irade fesadını düzenleyen 23-31. maddeleri yönünden de değerlendirilmelidir. İbra sözleşmesi yapılırken taraflardan birinin esaslı hataya düşmesi, diğer tarafın veya 3. şahsın hile ya da korkutmasıyla karşılaşması halinde, ibra iradesinden söz edilemez.

Öte yandan 818 Sayılı Borçlar Kanununun 21. maddesinde sözü edilen aşırı yararlanma (gabin) ölçütünün de ibra sözleşmelerinin geçerliliği noktasında değerlendirilmesi gerekir.

İbranamedeki irade fesadı hallerinin, 818 Sayılı Borçlar Kanununun 31. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmesi gerekir (Yargıtay 9. HD. 26.10.2010 gün, 2009/27121 E, 2010/30468 K). Ancak, işe girerken alınan matbu nitelikteki ibranameler bakımından iş ilişkisinin devam ettiği süre içinde bir yıllık süre işlemez.

d-İbra sözleşmesi, varlığı tartışmasız olan bir borcun sona erdirilmesine dair bir yol olmakla, varlığı şüpheli ya da tartışmalı olan borçların ibra yoluyla sona ermesi mümkün değildir. Bu nedenle, işçinin hak kazanmadığı ileri sürülen bir borcun ibraya konu olması düşünülemez. Savunma ve işverenin diğer kayıtlarıyla çelişen ibra sözleşmelerinin geçersiz olduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 9. HD. 4.11.2010 gün 2008/37372 E, 2010/31566 K).

e-Miktar içeren ibra sözleşmelerinde ise, alacağın tamamen ödenmiş olması durumunda borç ifa yoluyla sona ermiş olur. Buna karşın kısmi ödeme hallerinde, Dairemizin kökleşmiş içtihatlarında ibraya değer verilmemekte ve yapılan ödemenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilmektedir (Yargıtay 9. HD.21.10.2010 gün 2008/40992 E, 2010/39123 K.). Miktar içeren ibranamenin çalışırken alınmış olması makbuz etkisini ortadan kaldırmaz (Yargıtay 9. HD. 24.6.2010 gün 2008/33748 E, 2010/20389 K.).

f-Miktar içermeyen ibra sözleşmelerinde ise, geçerlilik sorunu titizlikle ele alınmalıdır. İrade fesadı denetimi yapılmalı ve somut olayın özelliklerine göre ibranamenin geçerliliği konusunda çözümler aranmalıdır (Yargıtay 9. HD. 27.6.2008 gün 2007/23861 E, 2008/17735 K.). Fesihten sonra düzenlenen ve alacak kalemlerinin tek tek sayıldığı ibranamede, irade fesadı haller ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece ibra iradesi geçerli sayılmalıdır (Yargıtay HGK. 21.10.2009 gün, 2009/9-396 E, 2009/441 K).

g-Yine, işçinin ibranamede yasal haklarını saklı tuttuğuna dair ihtirazi kayda yer vermesi ibra iradesinin bulunmadığını gösterir (Yargıtay 9. HD. 4.11.2010 gün 2008/40032 E, 2010/31666 K).

h-İbranamede yer almayan işçilik alacakları bakımından, borcun sona erdiği söylenemez. İbranamede yer alan işçilik alacaklarının bir kısmı yönünden savunmayla çelişkinin varlığı ibranameyi bütünüyle geçersiz kılmaz. Savunmayla çelişmeyen kısımlar yönünden ibra iradesine değer verilmelidir (Yargıtay 9. HD. 24.6.2010 gün, 2008/33597 E, 2010/20380 K ). Başka bir anlatımla, bu gibi durumlarda ibranamenin bölünebilir etkisinden söz edilebilir. Bir ibraname bazı alacaklar bakımından makbuz hükmünde sayılırken, bazı işçilik hak ve alacakları bakımından ise çelişki sebebiyle geçersizlikten söz edilebilir. Aynı ibranamede çelişki bulunmayan ve miktar içermeyen kalemler bakımından ise borç ibra yoluyla sona ermiş sayılabilir.

İbraname savunması, hakkı ortadan kaldırabilecek itiraz niteliğinde olmakla yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir (Yargıtay HGK.nun 27.1.2010 gün 2009/9-586 E, 2010/31 K.; Yargıtay 9. HD. 13.7.2010 gün, 2008/33764 E, 2010/23201 K.).

Her bir somut olayın değerlendirilmesi ve maddi gerçeğe uygulanması sonrasında ibranamenin geçerliliği belirlenecektir. 25.2.2015

AV. TEVRAT DURAN

0553 254 81 34

http://iscidavasi.com/wp-admin/post.php?post=85&action=edit

178 defa okundu

avtevrat

Av.Tevrat DURAN- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1999 mezunudur. Adres: İkitelli-Atatürk Mah. Güner Sok. No:1 Teknikyapı Metropark B1 Kule Kat:36 D:295 Küçükçekmece-İSTANBUL GSM: 0553 254 81 34

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir