İnançlı işlem; Borç karşılığı tapuyu teminat olarak alacaklıya verme

İnançlı işlem; Borç karşılığı tapuyu teminat olarak alacaklıya verme 

Açılan dava sonunda borcu biten şahıs tapusuna geri kavuşabilmektedir.

Açılan dava sonunda borcu biten şahıs tapusuna geri kavuşabilmektedir.

Ülkemizde az da olsa kredi bulamayan kişiler şahıslardan borç paralar alıp karşılığında evin tapusunu alacaklısının üzerine satış göstermek şeklinde işlem yapmaktadır. Burada ipotek konması en sağlıklı olsa da alacaklı icra işlemleri ile vakit kaybetmek istemeden alacağını alamadığında direkt elindeki tapuyu satarak paraya çevirmek gibi kolay yola başvurabilmektedir. Esasen tapu bir nevi alacağın teminatıdır.

  1. Borçlu borcunu ödediğinde, alacaklı tapuyu geri vermeyi başlangıçta üstlendiğinden geri satış işlemi yapmaktadır.
  2. Bu sözleşme şeklinde tapuda gerçekte bir satış olmadığı halde satış işlemi yapıldığından gerçeği yansıtmamaktadır. Fakat tarafların iradeleri bu noktada uyuşmaktadır.
  3. Biz bu şekildeki alışverişe İnanç sözleşmesi adını veriyoruz. Buna göre inanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muameledir. Bu sözleşme, taraflarının hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder.
  4. Taraflar böyle bir sözleşme ve buna bağlı işlemle genellikle, teminat teşkil etmek ve iade edilmek üzere, mal varlığına dahil bir şey veya hakkı, aynı amacı güden olağan hukuki muamelelerden daha güçlü bir hukuki durum yaratarak, inanılana inançlı olarak kazandırmak için başvururlar.
    Diğer bir anlatımla, bu işlemle borçlu, alacaklısına malını rehin edecek, yani yalnızca sınırlı ayni bir hak tanıyacak yerde, malının mülkiyetini geçirerek rehin hakkından daha güçlü, daha ileri giden bir hak tanır.
  5. İnançlı işlem; Borç karşılığı tapuyu teminat olarak alacaklıya verme  şeklindeki uygulamalar  anlaşmazlıklara neden olmaktadır.
  6. Sözleşmenin ve buna bağlı temlikin, değinilen bu özellikleri nedeniyle, taşınmazı inanç sözleşmesi ile satan kimsenin artık sadece, ödünç almış olduğu parayı geri vererek taşınmazını kendisine temlik edilmesini istemek yolunda bir alacak hakkı; taşınmazı, inanç sözleşmesi ile alan kimsenin de borcun ödenmesi gününe kadar taşınmazı başkasına satmamak ve borç ödenince de geri vermek yolunda yalnızca bir borcu kalmıştır.
  7. Yargı kararlarında problem 5.2.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı ile ilişkilendirilip, bu karar dayanak yapılmak suretiyle çözüme gidilmektedir.
  8. Bu tür davalarda borcunu ödediği halde tapusunu geri alamayan şahıs açacağı tapu iptal ve kendi adına tescil davasında mutlaka yazılı bir  delil ibraz etmelidir. Tapu devri öncesinde ya da tapu devri esnasında A 4 kağıt üzerine alacak borç miktarı, ödeme şekli ile tapunun geri alımı gibi noktalar yazılmalıdır. Eğer savcılık dosyası, el yazısı gibi delillerle bu ilişki kabul edilmişse tanık da dinlenilmektedir. Son çare olarak davacı taraf davalıya yemin teklif edebilmektedir. 6100 sayılı HMK’nun 202 vd. maddeleri uyarınca delil başlangıcının varlığı halinde tanık dinletilmesi mümkündür.
  9. Açılan dava sonunda borcu biten şahıs tapusuna geri kavuşabilmektedir. Öncesinde mutlaka tapunun devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı alınmalıdır aksi halde iyiniyetli şahısların satın alması halinde tapuyu geri almak mümkün olmayacaktır.

AV. TEVRAT DURAN,İstanbul

185 defa okundu

avtevrat

Av.Tevrat DURAN- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1999 mezunudur. Adres: İkitelli-Atatürk Mah. Güner Sok. No:1 Teknikyapı Metropark B1 Kule Kat:36 D:295 Küçükçekmece-İSTANBUL GSM: 0553 254 81 34

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir