Avukat ile müvekkilin mutlak kazancı paylaşması

Avukat ile müvekkili/danışanı hukuki sorunlarda bir araya gelerek hukuki süreçte diyalog içine girerler.

İki taraf arasında kazancın paylaşımı konusunda bakış açıları farklılaşabilmektedir.

Nisbi kazançta’ kendi çıkarını yükseltmeye(zararını azaltma) çalışırken karşı tarafın çıkarını (zararını artırma) da azaltmaya çalışır. ‘Mutlak kazançta’ ise herkes kendi çıkarına odaklanır ve süreçteki kendi yararını öne alarak karar verir.

Avukat ile müvekkil arasındaki karşılıklı güvensizlik, iki tarafın diğerinin gelecekte nasıl davranacağına dönük belirsizlik kaygıyı artırmaktadır. Avukat ya da müvekkil kendi çıkarını artırmaya çalışması olağan karşılanmalıdır. Realistlerin bu bakışı avukatla müvekkilin çıkar çatışmasına götürmesini olağan karşılar. Liberaller ise rasyonel davranan tarafların çıkarlarını maksimize etmek için işbirliği yapması gerektiğini varsayar ve çatışmayı değil işbirliğini öne çıkarır. Aslında sistem düzeyinde ifade edilen anarşi ortamında (üst otoritenin olmadığı kişilere nasıl davranması gerektiğini söylemeyen birinin olduğu sistem) geçerli olan bu durumun avukat ile müvekkiller arasında imzalanacak sözleşme ile giderilmesi pekala mümkündür. Sözleşmeye uyulmaması halinde üst kurum hukuk devreye girecek ve anlaşmazlığı çözecektir.

Eğitim durumu yüksek, kültürlü, medeni kişiler rasyonel karar verebildiklerinden bunlar arasında ortak ekonomik kazançların varlığı avukat müvekkil işbirliğini olumlu etkiler. Davasını iyi takip eden avukatına tekrar davasını vermesi de işbirliğinin önemini gösterir. Liberallerin ve realistlerin kurgulanan ‘ mahkumun ikilemi’ oyununda dahi ‘oyunun tekrarı tarafları işbirliğine götürür’ yaklaşımı da bu anlamda haklıdır, yerindedir.

Müvekkilleri üniversite mezunu olan/olmayan, medeni olan olmayan, özel mülkiyet özgürlüğüne değer veren vermeyen gibi sınıflandırmalara tabi tutabiliriz.

Avukat, müvekkil üzerinde ekonomik gücü, zekasıyla hegemonya kurabilirse işbirliği ve düzen daha rahat kurulabilir bu halde avukatın hegemonyası şarttır. Uluslararası ilişkiler disiplininde Realist ve marksistlerin birlikte paylaştığı ‘ hegemonya’ , işbirliğini kolaylaştırmaktadır. Davalarını kazanan bir kişinin yönlendirdiği kişide avukata dönük saygı, korku yüksektir.

Liberallerin savunduğu Mutlak kazançta avukat ile müvekkil ortak menfaati için bir araya gelir ve kazançlarını maksimize etmek ister. Yani Kazan  kazan formülü.

Realistler ise sadece kendi çıkarlarını ön plana çıkarmak ister. Yani müvekkiller mutlak çıkar yerine göreceli / nisbi çıkar ön planda tutmak isteyebilir. Mutlak kazancı avukatsız elde etmesi imkansız müvekkilin ; kazancını avukatıyla paylaşması beklenen rasyonel davranış şeklidir. Fakat avukatla yola çıkıp onu devredışı bırakarak kazancın tamamına sahip olma yani göreceli kazanç elde etmek istemesi bir sorundur. Şark kurnazı tipi müvekkili ifade eder.

Müvekkiller, avukatın kazancı üzerinde durmaktan ziyade kendilerinin sağladıkları kazancı yani mutlak kazançlarını önemsemelidir. Avukatlar, davanın başında müvekkillerine karşı güvensizlik duyuyorlar çünkü  bugün için müvekkil dost gibi görünür ama potansiyel düşmanlarıdır; dava sonunda ya da dava sırasında en büyük düşmanları olabiliyor. Avukatı Realist yaklaşıma iten  bu kaygı ve güvensizliktir. Unutmayalım ki kaılıcı dostluklar düşmanlıklar yoktur kalıcı çıkarlar vardır.

Avukat, simyacı gibidir evrakı paraya çevirebilen kişilerdir. Peki müvekkiller bunu takdir etmeli ve avukatının talep ettiği ücreti çok görmemeli ve gönül rızalarıyla peşin vermeli ya da ileride ödenecekse sözleşmeyi imzalamalıdır.

Müvekkil avukatından daha fazla kazanacaksa dava açma yoluna gider.  Avukatı daha fazla kazançlı çıkacaksa davasını vermekten imtina eder. Aslında tuhaf şekilde avukatının ücret almasını istemeyen kişiler sırf bu yüzden bile dava açmak hakkını arama yolundan vazgebilmektedirler.

Davanın % 99 kazanılacak dava olduğu söylemi müvekkili göreceli kazanç pelinde koşan şark kurnazı yapar ki o halde söylenecek söz ‘ git davayı kendin aç takip et kazandır’ Bu halde avukat davasını zaten kazanacaktır yani avukatın emeği sıfır ile çarpılmaktadır. Dava olumsuz sonuçlanmışsa avukat % 1 lik kaybetme ihtimalini tutturmuştur ki avukat başarısızdır. Bunun temelinde avukata verilen davanın zaten kazanılacak bir dava olduğu yaklaşımıdır.

Bu nedenle hukuki işinizi ya kendiniz takip edin ya da güvendiğiniz avukatınıza teslim edin.

Av. Tevrat Duran,İstanbul

 

146 defa okundu

avtevrat

Av.Tevrat DURAN- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1999 mezunudur. Adres: İkitelli-Atatürk Mah. Güner Sok. No:1 Teknikyapı Metropark B1 Kule Kat:36 D:295 Küçükçekmece-İSTANBUL GSM: 0553 254 81 34

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir